17 Ocak 2008 Perşembe

BigSoft'tan Matematik Öğreten Program


BigSoft, İlköğretim 2. kademe öğrencileri için hazırlandığı "Matematik" isimli eğitim programını satışa sundu. Sınavlara hazırlanan öğrencilerin zamanı en iyi şekilde kullanarak konuları uzun anlatımlar yerine üniteleri formül ve örneklerle anlatılacak şekilde tasarlandı. BigSoft Matematik programı KDV dahil 20 YTL'den satılıyor.
Programda neler var?

BigSoft Matematik programında tüm konular uzun uzun anlatımlarla değil, formül ve örneklerle açıklanıyor. OKS ve yıl sonu bitirme sınavlarına hazırlanan tüm ilköğretim 2.kademe öğrencileri için pratik bir kaynak olan Matematik programında 16 ünite, 191 konu başlığı, 300 örnek problem bulunuyor.

Bilim Adamları Süper Havuç Üretti


ABD’li uzmanlar, ekstra kalsiyum sağlayan genetiği değiştirilmiş havuç ürettiler. ANKARA - ABD’nin Texas eyaletindeki Baylor Tıp Fakültesi’nden bir ekibin araştırmasında geliştirilen süper havuç, yiyenlere normalinden yüzde 41 fazla kalsiyum sağlıyor.

Araştırmacıların, normal beslenmeye, kemik zayıflığı ve osteoporoz gibi hastalıkların tedavisine yardımcı ekstradan kalsiyum desteği yapması amacıyla geliştirilen havucun, tüketici sağlığı açısından bazı testlere tabi tutulması gerekiyor.
Sonuçları Ulusal Bilimler Akademisi’nin dergisinde de yayımlanan araştırmanın başında yer alan Prof. Kendal Hirschi, bu havuçları özenle gözlenen ve kontrollü bir çevrede yetiştirildiğini söyledi.

Borusan Telekom'a Hintli Ortak


Hindistan'ın komünikasyon hizmetleri şirketi Dhanus Technologies, Borusan Telekom'un hisselerinin tamamını almak üzere anlaşmaya vardı. Hindistan'da yayınlanan Economic Times gazetesi iki hafta önce, Hintli şirketin, Borusan Telekom için 3 milyar rupiyi (76 milyon dolar) aşkın teklifiyle en yüksek teklifi verdiğini yazmıştı. Diğer teklif veren şirketler ise Hutchison Whampoa ve bir ABD şirketi. Ekonomi Servisi

YÜKSEK ÇÖZUNURLUKLU MERCEK BULUNDU

Bilkentli öğrenci tarafından geliştirilen süper mercek örneklerinin en iyisi..

Bilkent Üniversitesi doktora öğrencisi Koray Aydın, literatürdeki örnekleri arasında en iyisi olarak gösterilen "yüksek çözünürlüklü süper mercek" geliştirdi.
Metamalzemelerle geliştirilen süper merceklerin optik dalga boylarında kullanılmasıyla, gözle görülemeyen molekül ve virüsler mikroskoplar altında incelenebilir hale gelecek.

Nanoteknoloji temelli metamalzemeler sayesinde pozitif optiğin sınırları aşılacak ve farklı dalga boylarında da üstün özelliklere sahip süper mercekler yapılacak.

Süper merceklerin üstün çözünürlüğü sayesinde nano boyutlarda elektronik entegre devreler de üretilebilecek.

Yeni teknolojinin özellikle askeri uygulamalar ve tıp teknolojisinde önemli gelişmeler yaratması bekleniyor.

Nanoteknoloji çalışmalarıyla ilgili bilgi veren Bilkent Üniversitesi doktora öğrencisi Aydın, "Metamalzemelerin değişik özelliklerini inceledik ve alanımızda önemli başarılara imza attık. Geçtiğimiz 6 yıl boyunca SCI indeksinde 32 makalem yayınlandı. Bu makalelerimize 500'ün üzerinde atıf yapıldı. Dünyanın en önemli optik derneklerinden olan SPIE'in optik ve fotonik alanında başarılı doktora öğrencilerine vermiş olduğu SPIE eğitim ödülünü Türkiye'den kazanan ilk araştırmacı oldum" diye konuştu.

"Işığın negatif kırınımını, dalga boyundan küçük nesneleri gözlemleme imkanı sağlayan metamalzeme bazlı süperlensleri deneysel olarak gözlemleyen çalışmalar yaptığını" aktaran Aydın, şöyle devam etti:

"Bizim yaptığımız çalışmada yüksek çözünürlüğe sahip süper mercekler mikrodalga boyutlarında oluşturuldu. Bu çalışmanın bir sonraki aşaması, merceklerin optik dalga boyutlarında geliştirilmesi olacak. Bundan sonra, süperlensler önemli uygulama alanları bulacak. İnsanoğlunun limitli görme kapasitesini, süperlens teknolojisini kullanarak aşmak mümkün."

Fotoğraf arama ve saklama derdine son


Kişisel arşivinizde biriktirdiğiniz ya da internetten indirip derlediğiniz resimleri nerede nasıl saklayacağınızı düşünme derdi ve arayınca bulamama sorunu bu site ile sona erecek gibi görünüyor..

Kişisel arşivinizde biriktirdiğiniz ya da internetten indirip derlediğiniz resimleri her yerden ulaşılabilecek şekilde depolayabileceğiniz internet sitelerine her gün yenileri ekleniyor.

İnternet ortamındaki veri depolama siteleri genellikle ücretli hizmet verdikleri için rağbet görmemekte veya kurumsal müşteriler tarafından tercih edilmekte. Bireysel kullanıcıların yararlanabilecekleri siteler de ne yazık ki dilimize yabancı menüleri sebebiyle İngilizce bilmeyen kullanıcıları zor durumda bırakıyor.

Bu soruna çare olabilecek www.resimuploading.com sitesi Türkçe arayüzü ve kolay kullanımı ile en fazla tercih edilen sitelerden biri olmayı amaçlıyor..

Toprağın Altını Göreceğiz


Betonun içinde toprağın altında sır kalmayacak.Güvenlik ve tıp alanında yeni ufuklar açaçak buluşun başında 32 yaşında profesör olan İTÜ Elektrik Elektronik Fakültesi Elektrik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof Dr İbrahim Akduman var. 44 yaşındaki Akduman, tomografinin dünyada önemli bir araştırma alanı olarak ortaya çıktığını, bu konuda çalışan önemli gruplardan birinin de kendilerinin olduğunu söylüyor. Tomografinin genelde tıbbi alanda kullanımının bilindiğini söyleyen Akduman, “Ancak asıl çalışma alanı gömülü cisimlerdir. Biz yerin altında ne varsa bilgisayar ekranında görmek istiyoruz” diyor.

MAYINLAR DA BULUNACAK

Çalışma tamamlandığında askeri alanda çok önemli rol oynayacak. Çünkü bu sayede gömülü mayınlar havadan belirlenecek.

Mayınların ikiye ayrıldığını anlatan Akduman, “Birisi metal içerenler. Onlar kolay çünkü herhangi bir dedektörle kolayca bulabilirsiniz. Bir de plastik mayın türleri var. Plastik mayını dedektörler yakalayamaz. Aslında onları bulacak bir alet henüz yapılamadı. Proje tamamlandığında onları bulabileceğiz. Mayın, boru, boruda bir çatlak ya da bir petrol rezervi... Ne varsa onu göreceksiniz.

DUVARIN ARKASINI GÖRECEKSİNİZ

Daha da önemlisi bir oda düşünün. Duvarın arkasını görüntülemek istiyorsunuz ama buradan göremiyorsunuz. Arkada ne var ne yok, insan, masa, masanın şekli nasıl, masanın neresi demir, neresi tahta, insanın tüm yapısı nasıl gibi...”

TIPTA DA DEVRİM

Prof. Dr. Akduman, geliştirdikleri yöntemle tıpta da önemli gelişmeler kaydedileceğin inanıyor. Hangi hücrenin kanserli olduğunun tam olarak bilinememesi nedeniyle kansere çare bulunamadığını belirten Akduman, “Vücudunuzda kanserli bir bölge var. Doktor bir bölgeyi alıyor ama bir tane bile hücre kalsa bu hemen kendisini yeniliyor, hatta tüm vücuda yayılıyor. Hangisinin kanserli olduğunu bir şekilde tespit edebilseniz, kanseri de bir şekilde yenebilirsiniz aslında” diyor.

TÜBİTAK DESTEKLİYOR

2008 yılında tamamlanması öngörülen "Düzgün Olmayan Bir Yüzeyin Altına Gömülü Cisimlerin Geometrik ve Malzeme Özelliklerinin Elektromanyetik Dalgalarla Görüntülenmesi" projesine TÜBİTAK, 450 bin YTL destek verdi. 2009 yılında bitirilmesi hedeflenen, "Yanına Yaklaşılamayan Cisimlerin Geometrik ve Fiziksel Özelliklerinin Uzaktan Yapılan Elekromanyetik Alan Ölçümleri ile Belirlenmesi" projesine de TUBİTAK doktora bursu ve altyapı desteği veriyor.

Sony Cyber-Shot'la 7 Megapiksel Cebinizde


Sony'nin yeni Cyber-shot modeli S730, fotoğraf çekmenin keyfini üstün teknolojik özellikler ile bir araya getiriyor. Yeni Cyber-shot S730; 7.2 efektif megapiksel çözünürlüğü, 3x optik zoom lensi, ISO 1250 yüksek hassasiyeti ve kolay kullanım özellikleri ile digital fotoğrafçılık dünyasını keşfetmek isteyenlere mükemmel bir başlangıç noktası sunuyor.

Geliştirdiği benzersiz ürünlerle tüm fotoğraf tutkunlarının beklentilerini fazlası ile karşılayan Sony, yeni Cyber-shot modeli S730 ile eşsiz tasarım ve üstün teknolojiyi bir araya getiriyor. Yeni Cyber-shot S730, hafif ve kompakt yapısı, kolay kullanım özellikleri ve makul fiyatı ile dijital fotoğrafçılık dünyasına adım atmak isteyenler için mükemmel bir çözüm olarak karşımıza çıkıyor.
Cyber-shot S730'da 3x optik zoom lensin yanı sıra çekilen fotoğrafların canlı ve mükemmel detaylara sahip olmasını sağlayan 7.2 efektif megapiksel sensör de yer alıyor. Yeni Cyber-shot S730, düşük aydınlatmalı ortamlarda veya bulutlu havalarda flaş gerektirmeden mükemmel renk ve görüntü kalitesine sahip fotoğraflar çekmenize olanak tanıyor. Yüksek hassasiyet modu seçildiğinde hassaslık ISO 1250'ye çıkıyor ve hareketli nesnelerde bile kamera sallanması riskini azaltarak yüksek perde hızıyla çekim yapıyor. Modelin çok noktalı otomatik odak modu, , nesne hareketliyken veya kadrajın ortasında değilken bile son derece keskin görüntü elde etmeyi sağlıyor.

Yeni Cyber-shot S730'un 2.4inç'lik LCD ekranı fotoğraf makinesinin kullanımını son derece basit bir hale getiriyor. Sadece bir tuş yardımıyla "Oynatma modu"na geçilerek, çekim sırasında fotoğrafların hızlı ve kolay bir şekilde kontrol edilmesi sağlanıyor. Ayrıca fotoğraf parlaklığını grafik biçiminde gösteren ekran üstü Histogram modu ile en iyi sonuçları elde etmek için ince pozlandırma ayarları yapılabiliyor.

Cyber-shot S730; flaş, makro ve kendinden zamanlayıcı ayarları gibi fonksiyonların kullanışlı göstergeleri ile fotoğraf tutkunlarına da rehberlik ediyor. Ayrıca bir ekran tavsiyesi özelliği de eklenen cihazda, seçtiğiniz nesne için "Shooting Mode" kadranı ile doğru ayarları yapmanıza yardımcı oluyor.

S730 ayrıca tercih edilen baskı boyutuna ve bellek durumuna göre optimum fotoğraf boyutunu seçme konusunda da yardımcı oluyor.

Yeni Cyber-shot S 730'un lansmanının 2008'in ilk aylarında yapılması planlanıyor.



--------------------------------------------------------------------------------

DSC-S730 Teknik Özellikleri

Pikseller: 7.2 megapiksel (efektif)

Sensör: 1/2,5 inç Super HAD CCD

Objektif: Sony lens 35-105mm (35mm eşdeğeri): 3x optik zoom, 6x Digital oom, 14x akıllı zoom

Ekran: 2,4 inç TFT LCD, 112k nokta çözünürlük (yaklaşık)

Pil ömrü: 440 çekime kadar çekim STAMINA'sı (isteğe bağlı NH-AA pil ile)


--------------------------------------------------------------------------------

Sony Hakkında

60 yıldır yenilik ve kalite kavramlarıyla özdeşleşen Sony, işlevselliği ve tasarımıyla ön plana çıkan görsel, işitsel ve bilgi teknolojileri ürünleriyle tanınıyor. Dünyanın sayılı teknoloji markalarından biri olarak son kullanıcıların yanı sıra profesyonel çözümlere yönelik ürün ve içerikleriyle de farklılaşıyor. 1990 yılından beri Türkiye'de de faaliyet gösteren Sony, kullanıcılara satış ve satış sonrası maksimum kalite anlayışıyla hizmet veren yaygın bir bayi ve servis ağına sahip. Sony ürün ve hizmetleriyle ilgili daha fazla bilgi için lütfen web adresini (www.sony.com.tr) ziyaret ediniz.

Panasonic: 32 GB Kapasiteli SDHC Kart


Panasonic CES fuarında 32 GB'lık depolama alanı sunan bir SDHC kart tanıttı. Firmanın verdiği bilgilere göre kartın veri aktarım hızı saniyede 20 MB. Üreticiye göre kart, 1440 x 1080 piksel çözünürlüğünde sekiz saat video kaydedebilecek. Pazar başlangıcı ve fiyat hakkında bir bilgi verilmedi.

Xerox, 40 Yıllık Logosunu Değiştirdi


Xerox'tan yapılan açıklamaya göre, küçük harflerle oluşturulan yeni Xerox logosunun yanında bir küre ve o kürenin üzerinde, günümüz teknolojisini ve Xerox'un faaliyet gösterdiği 160 ülkedeki insanları birbirine bağlamayı sembolize eden esnek bir 'X' harfi bulunuyor.
Xerox için oluşturulan yeni fonta Xerox Sans adı verildi.

Sony'den iPod Uyumlu Müzik Seti ve Radyolar


Sony'nin CES 2008 fuarında yaptığı duyurular düzenli olarak devam ediyor. Bugün tanıtılan yeni sistemlerden iki tanesi müzik seti konseptinde. CMT-BX20i ve CMT-BX50BTi kodlu bu iki ürünün üst kısmıda iPod bağlantı yuvası yer alıyor. Kullanıcı bu yuvaya iPod'unu yerleştirdiğinde hem şarj ediyor, hem de iPod içerisindeki müzikleri müzik setinden dinleyebiliyor. Setin uzaktan kumandası iPod'ları yönetmek için de kullanılabiliyor.
BX20i modelinde AM/FM radyo ve Mp3 destekli bir CD çalar yer alıyor. CD çalar mini ekranda ID3 tag'larını da görüntülüyor. Toplam RMS çıkış gücü 50W. Ürünün Şubat ayında piyasaya çıkacağı ve fiyatının 130 dolar civarında olacağı bekleniyor.

BX50BTi diğer modelin özelliklerine bir de Bluetooth ses desteği ekliyor. Bu sayede A2DP destekli aygıtlara ses aktarımı gerçekleştirebiliyor. Yine Şubat ayında piyasada olması beklenen ürünün fiyatının 180 dolar civarında olacağı bekleniyor.

Diğer modeller, yani MHC-EC98Pi, EC78Pi ve EC68Pi setleri de aynı özelliklere sahip. Ancak bu modellerde iPod yuvasına ek olarak Sony'nin Digital Media Port teknolojisi yer alıyor ve bu sayede kullanıcılar sete Walkman, Bluetooth aygıtlar ve Wi-Fi üzerinden ses yayını yapan aygıtları bağlayabiliyorlar. Setlerin çıkış gücü 140 ve 530W arasında, fiyat aralığının da 130 ile 200 dolar arasında olması bekleniyor. Çıkış tarihi için ise Mayıs ayı gösteriliyor.

Radyo - Alarmlı saat sistemleri Sony'nin fuarda tanıttığı yeni alarmlı radyolu saatlerin modelleri XDR-F1HD ve S10HDiP adını taşıyor. iPod şarj etme ve çalmaya ek olarak S10HDiP iTunes desteği de bulunuyor. Böylece radyodan dinenen şarkıda ID bilgisi yayımlanıyorsa, bu bilgi iPod'a alınıp daha sonra iTunes üzerinden şarkının siparişi verilebiliyor. F1HD Mart ayında 100 dolara, S10HDiP ise yaz aylarında 180 dolara piyasada olacak.

Erkek Adamın Bilgisayarı Nasıl Olmalı ?

Erkek adam" bilgisayarını nasıl kullanmalı ? İşte yüzünüzde tebessüm oluşturacak bir haber...
* Silmek istediği bir dosyayı Shift+Del kombinasyonu ile siler, geri dönüşüm kutusu kullanmaz, tükürdüğünü yalamaz.
* Windows gezgini kullanmaz, aradığı dosyayı anında bulur.

* IP'sini gizlemez.

* Windows XPde bir hata olduğunda hata raporu göndermez, ispiyonculuk yapmaz, hoşgörülüdür.

* MS Office yardımcısını da diğer yazılımların Yardım menülerini kullanmaz.

* Bilgisayarcı kültürüne saygı gösterir. "Tek rakibim AMD", "Rahmetli de X386'ydı", "Bir sana hasretim bir de 3Ghz CPU hızına", "Windows'un ustasıyım, Linux'ın hastasıyım" gibi sözleri ağzından düşürmez.

* IMAC gibi renkli, cicili bicili bilgisayar kullanmaz.

* Görev zamanlayıcı kullanmaz, kafasına estiğinde defrag yapar.

* İnternette sörf yapmaz, olsa olsa tavla oynar.

* Antivirüsle, spyware ile uğraşmaz. Gerekirse format basar.

* Multimedya klavye kullanmaz.

* Laptopun dokunmatik faresini kullanmaz, normal fare takar.

* Işıklı-janjanlı kasa kullanmaz.

* Ekran koruyucu kullanmaz.

* Overclock yapamıyorum diye ağlamaz.

* Sistemi eski de olsa onu hor görmez, sahip çıkar.

* "Bilmiyordum yanlış yaptım PC bozuldu" demez. "Sinirlendim vurdum tekmeyi, bozuldu" der.

* Markalı PC almaz, kendi PC'sini kendi toplar.

* AMD 3000+'ı 2.6Ghz'e overclock ederken yanan işlemcisini servise götürdüğünde adam gibi doğruyu söyler, "abi açtım çalışmadı" demez. "Ne biçim işlemci bu, adam gibi overclock yapılmıyor" der.

* Bilgisayar ayarlarını kurcalamaktan kaçınmaz. Gerekirse bozar ama yine de kurcalar.

* Sınır tanımaz! ADSL limiti 3GB ise 2.9'da durmaz, sörfe devam eder.

* Hızlı yazayım derken yaptığı yazım yanlışlarını silmekle uğraşmaz, hemen Enter'a basıp gönderir.

* Sabit diskden, fandan, CPU'dan çıkan seslerle huzur bulur.

* Fedakar olur, yaz sıcağında kendisi boncuk boncuk terlese bile vantilatörü kasadan içeri doğru tutar.

* Mouse kullanmaz, klavyedeki hünerlerini her yerde gösterir.

* XP'sini Windows klasik temasıyla kullanır. Şekerci dükkanı gibi kullanmaz.

* Dial-up'ında "save password" demez, tüm şifrelerini hatırlar hepsi de farklıdır.

* My Pictures veya My Music klasörlerini kullanmaz, aksine siler.

* USB'den kahve ısıtıcı kullanır. Mutfağa gitmez. Kahvesini yudumlarken kullandığı ICQ'sunda yazışacak birini bulursa, klavyeyi on parmak kullanmak için kahve tutacağı olarak DVD-ROM'unu kullanır.

* Boş USB yuvası bırakmaz hepsini doldurur.

* Gecenin bi vakti bile olsa bilgisayar başında atletle şortla oturmaz.

* İşlem yapıyor ikonu olarak kum saati yoktur. Tesbih çeken, volta atan Kadir İnanır bakışlı insan modeli vardır.

* Yazılımların LITE sürümlerini kullanmaz.

* Ctrl+Alt+Delete ile uğraşmaz direkt reset atar.

* Sevdiği kızın adını ağaca değil, monitöre kazır.

* Ayna önünde değil, web cam yardımıyla monitör önünde tıraş olur.

* 128 MB USB bellek taşımaz, babalar gibi 80 GB sabit disk taşır.

* QuickFormat atmaz.

* Yamasını kendi yapar, internette yama aramaz.

* Bulduğu Windows açıklarını kendi kapatır.

* Sistemini power tuşuyla değil anakartın üzerinden kısa devre yaptırarak açar.

* Disket sürücüsünden vazgeçmez.

* Evinde evcil hayvan yerine virüs besler.

* Tıklamaz "basar".

* Pencereleri ve bilgisayarı fareyle kapatmaz, Alt+F4 kullanır.

* Renkli, cicili bicili Windows Media Player arayüzü yerine, siyah arayüzlü Winamp kullanır.

* Uzaktan yardım kullanmaz, hatalı bilgisayar nerdeyse oraya gider.

* Beta program kullanmaz.

* Optik sürücüyü asla tuşuyla kapatmaz, eliyle iter.

* IE'nin verdiği hatalara sinir olmaz onu bağrına basar yine kullanır.

* Klavye bozulduğunda çöpe atmaz oturur can yoldaşını tamir eder...edemezse ettirir

YouTube'da Porno Şoku!


Kimliği belirlenemeyen bir Türk internet kullanıcısı, video paylaşım sitesi YouTube'da ilk kez seks içerikli görüntü yayınlanmasını sağladı. Türkiye'den 22 yaşındaki 'gray123131' adlı kullanıcı, 11 ocakta, siteye 'mastürbasyon yapan kız' başlığıyla bir video ekledi.
Bir kadının erkek partneriyle seks yapmasını içeren 45 saniyelik görüntü, izleyenleri şoke etti.

Porno içerikli görüntülerin şimdiye kadar hiç yer almadığı YouTube'a bu videonun nasıl yüklendiği merak konusu oldu.

Bu merak, söz konusu videonun yorum kısmına da yansıdı. Çok sayıda kullanıcı, 'gray123131'a videoyu siteye eklemeyi nasıl başardığını sorarken, bazıları da YouTube yönetiminin porno içerikli görüntülerin yüklenmesine izin vermesine şaşırdıklarını dile getirdi.

Doğan Haber Ajansı muhabirinin konuyla ilgili sorularını elektronik posta yoluyla yanıtlayan, ismini ve yaşadığı yeri belirtmekten kaçınan 'gray123131', "Birkaç tane daha porno video eklemiştim, onları siteye koymadılar. Ama bu konuda ben de şaşırdım" dedi.

DHA'nın haberinin internette yayınlanmaya başlaması üzerine Youtube yetkilileri tarafından videonun içeriği fark edildi. Bu durum üzerine video yayından kaldırıldı.

Online banka şifresini çalan virüse dikkat!


Uzmanlar, virüs programının geçen ay çoğunluğu Avrupa'da olmak üzere 5 bin civarında kişiyi etkilediğini ve çoğunun, Microsoft'un tarayıcısının boşluklarından faydalanan bubi tuzaklı web sitelerinin kurbanı olduklarını belirttiler.

Şimdiye dek 200 binden fazla sisteme bulaşan virüs programlarını hazırlayan ve banka şifre bilgilerini çalmakta uzmanlaşmış bir Rus hacker grubu tarafından yazılan Mebroot virüsünün ilk olarak ekimde ortaya çıkarıldığını belirten uzmanlar, bu virüsle saldırıların geçen ay başında arttığına dikkat çekiyorlar. Normalde bilgisayar çalışırken kaldırılamayan Mebroot virüsünü tarayarak tespit eden ve kaldırabilen bir yazılımın ise bağımsız bilgisayar güvenliği şirketi GMER tarafından geliştirildiği belirtiliyor.

'Google, İnsanların Kalbinden Geçenleri Okuyor'


'Dünyanın en gelişmiş arama motorlarından Google, insanların kalbinden geçenleri okuyor ve kayda geçiriyor.' Bu iddiayı, 350 internet sitesi kuran ve servisini sağlayan Denizweb Genel Koordinatörü Yusuf İnan ortaya attı.

Google'a yazılan her kelimenin kontrol altında tutulduğunu vurgulayan İnan, arama motorunun her kelimeyi ülke, il , ilçe, mahalle, apartman, IP ve kullanıcı bazlı kayda geçirdiğine dikkati çekti. Google'ın, ziyaretçi istatistiklerini yayınlamaya başladığını anlatan İnan, "Hangi ülkeden ne kadar ziyaret aldığını, hangi ülkede en çok hangi kelimelerle arama yapıldığını, dünyada en çok aranan kelimeler gibi dünya kamuoyunun fazla dikkatini çekmeyen bilgileri açıkladı. Bu veriler, aklımıza ister istemez şu soruyu getiriyor: Google dünyayı fişliyor mu?" dedi.
Google'a yazılan her kelimenin anında bilinir hale geldiğini, sır olmaktan çıktığını belirten İnan, Google'ın böylelikle insanların kalbini okumasının da önünün açıldığını belirtti. Ayrıntılı istatistiklere ulaşabilen bir internet sitesinin birçok kesimin ilgisini çekebileceğine işaret eden İnan, "Bu gibi siteler, istihbarat örgütlerinin özel projesi olabilir mi?" diye sordu. Google'ın tek probleminin MSN hizmeti vermemesi olduğunu kaydeden Yusuf İnan, bunu da kendi içinde özel sohbet sistemi kurarak çözdüğünü aktardı: "Sloganı gereği hiçbir kelime ve harfin çöpe gitmesine izin verilmeyecekti. İstediğiniz anda bütün e-posta arşivi ve sohbet içeriklerine ulaşabilme imkanı veriyordu. Önceleri hiçbir veriyi sildirmiyordu; fakat tepkiler neticesinde en azından kullanıcının gözünün önünden silinmesine izin verdi. Kullanıcı 'silindi' görüyor; ancak genel veritabanından hiçbir şekilde silinmiyor. Hiçbir harf çöpe gitmiyor, çünkü her harf ve kelime önemli."

Yeni Windows Mobile, iPhone Çalıntısı


İnternette bir sonraki Windows Mobile sürümü ile ilgili resimler ve bilgiler ortaya çıkmaya başladı. Buna göre Windows Mobile 7, Apple iPhone gibi özellikler sunacak ve benzer şekilde kontrol edilecek. "microsoft.blognewschannel.com" adresinde yenilenmiş işletim sisteminin ilk resimleri bulunuyor. Bu resimlerin Microsoft-içi bir kaynaktan geldiği iddia ediliyor.

iPhone ile olan benzerlik dikkat çekiyor
Yeni Windows'ta en çok göze çarpan iPhone ile olan benzerlik: Windows Mobile 7 el hareketleriyle, dokunmatik kontrol sunuyor. Fakat el hareketlerini algılamak için sensorlar değil cihaza entegre olarak gelen kameralar kullanılıyor. iPhone'dan tanıdığımız çoklu-dokunmatik kontrol (birden çok dokunma bölgesini tanıma özelliği) Windows Mobile 7'de de mevcut olacak.


2009'da gelecek

Windows Mobile 6 ile karşılaştırıldığında birçok değişiklik daha olacak. Mesela Microsoft'a has kaydırma çubukları tarihe karışıyor. Kullanım için zorunlu kalem de devre dışı bırakılacak. Tüm arayüz parmaklarla kontrol edilebilecek. Tüm uygulamalar daha kolay kullanım ve açıklık için yeniden dizayn edilecek. Bilgilere göre Windows Mobile 7 ancak 2009'da resmi olarak yayımlanabilecek.

Macintosh İçin Office 2008 Piyasada

Windows temelli Microsoft Office 2007'nin Macintosh için hazırlanan sürümü Office 2008, bugün bütün dünyada aynı anda piyasaya sürüldü. Microsoft Türkiye'den yapılan yazılı açıklamada, hem yeni başlayan hem de daha güçlü uygulamalarla sonuçlar elde etmek isteyen ileri düzeyde kullanıcılara yönelik yeni uygulamalar getiren Office 2008'in, ayrıca Ev ve Öğrenci (Home and Student) ile Macintosh Özel Medya (Special Media) sürümleri de bulunduğu bildirildi.
Açıklamada, yeni Office 2008'in en önemli özelliklerinden birinin de iPod ile görüntü ve ses dosyalarının paylaşımını kolaylaştırması olduğu kaydedildi.

Macintosh için Office 2008'in eski dosya tipleri ile de uyumlu olduğu, bu sayede kullanıcıların .doc, .xls, ve .ppt formatları ile çalışmaya devam edebilecekleri, yenilenmiş Office 2008'in, aynı zamanda hem Intel, hem de Power PC Macintoshlar üzerinde çalışabildiği belirtildi.

Bilgisayarları Yavaşlatan 5 Program


PC'nin sistemi ve işleyişini yavaşlatan en önemli 5 program tespit edildi.İngilizce'de bu tür programlara 'Elephantware' adı veriliyor. Yani 'Hantal programlar'...

Hantal programlar. Adından da anlaşılabileceği gibi bu programlar yepyeni bilgisayarınızın size yavaş, çok yavaş, aşırı yavaş çalışıyor gibi görünmesine neden oluyorlar ve o kadar para verip en son model işlemcili bir bilgisayar aldığınızda "hiçbir değişiklik görmüyorum, yandı, gitti paralar" gibi düşüncelere kapılmanıza yol açıyorlar.

Zaman zaman çalışırken "ekranın donmasına" neden oluyorlar. Sistem kaynaklarını inanılmaz bir savurganlıkla harcıyorlar.

İki de bir ekrana daha yeni, daha güncel ve daha hantal yeni bir versiyonun çıktığına dair uyarı kutuları görüntülüyorlar.

Peki bu uygulamalarla hayatımızı karartmaya devam etmek zorunda mıyız?

Download.com'un anket sonuçlarına göre suçlu 5 program belirlendi;


Acrobat Reader

Hayatımızın önemli bir parçası haline gelen PDF formatının geliştiricisi olan bu program tek bir işe yarıyor: PDF görüntülemek. Ve bunu da sistemi son derece zorlayarak yapıyor. Neredeyse iki ayda bir yeni bir versiyon çıkarıp sisteme kurmanız gerektiği konusunda uyarılar görüntülüyor. Zaman zaman sorunlu olarak yüklenen veya hiç yüklenmeyen eklentileri yüzünden sistemi kilitleyebiliyor. Tüm bunlar, alt tarafı bir sayfalık bir belge görüntülemek için!

iTunes

Apple'a sormak gerekli. Alt tarafı tüm görevi medya yönetimi ve çalması olan bir uygulamayı bu kadar hantal yapan şey nedir? Gün geçtikçe daha da karmaşıklaşıyor, yüklemesi uzun sürüyor, görüntüsü çirkinleşiyor ve bellekte aşırı yer işgal ediyor. Güzel, dört dörtlük bir alternatifi de yok işin kötüsü.

Real Player

Real Player doğru adımları atmış olsaydı YouTube kadar popüler bir sistem olabilirdi. Onun yerine elimize herkesin nefret ettiği, sistemine yüklemek bile istemediği bir medya formatını destekleyen oynatıcı kaldı. Sürekli olarak ekranda uyarı kutuları görüntülemesi, size Rhapsody ve SuperPass satmaya çalışması da Real Player'ı kullanıcıların uzak durması gereken bir program haline getiriyor.


Internet Explorer

Tüm zamanların en büyük kavgasına hoş geldiniz. Hangi tarayıcı? Internet Explorer mı? Yoksa alternatifleri mi? IE 7.0 kesinlikle IE 6.0 sürümüne göre daha iyi, ancak bu bile programın itici yönlerini gizlemeye yetmiyor. Kavga devam edecek gibi görünüyor ama en azından eğer IE'den bıktıysanız Firefox kullanmayı deneyebilirsiniz.

Microsoft Outlook

Acaba Microsoft'un 2008'li yıllara geldiğimizden haberi var mı? Hem GMail hem de Yahoo Mail Microsoft'un en gözde e-posta uygulamasından daha hızlı çalışıyorlar hem de daha faza özellik içeriyorlar. Özellikle günümüzün en önemli derdi olan spam filtreleme konusunda da zayıf bir grafik çizen Outlook işyerinde kullanım aşamasında da gerek organizasyon gerekse zaman yönetimi konusunda kullanıcıların başına derde sokup duruyor. Oysa amacı onlara yardımcı olmak, hayatlarını kolaylaştırmak.

Yine Microsoft ürünü olan Outlook Express ya da Vista ile beraber gelen Windows Mail kullanarak problemlerinizin çoğunu çözebilirsiniz.

16 Ocak 2008 Çarşamba

3 Günde 7.500 HP Dizüstü Bilgisayar Satıldı


Ülkemizde ve dünyada dizüstü bilgisayarların kullanımı inanılmaz boyutlara ulaşmaya başladı. Bunun son örneği; HP'nin 7 bin 500 adet dizüstü bilgisayarı yılbaşından önceki 3 günde perakende zinciri bir markette satması olarak verilebilir. KDV dahil 750 YTL'ye satılan Celeron işlemcili HP dizüstü bilgisayarlar 3 günde tükendi.

27, 28 ve 29 Aralık'ta tarihlerinde, marketler zincirinin birinde 7 bin 500 adet HP dizüstü bilgisayar yoğurdun ve makarna gibi gıda ürünlerinin yanında satıldı.

Celeron işlemcili HP dizüstü bilgisayarların fiyatı ise KDV dahil 750 YTL. Oldukça basit sistem ve donanıma sahip olsada, ürünün 3 günde bu kadar çok satış rakamına ulaşması ülkemizdeki düzüstü bilgisayara olan ilgiyi gözler önüne seriyor.

Bu ilgi HP'nin de dikkatinden kaçmamış olsa gerek, Apple Store'un benzeri olan HP Store mağazasını Londra'dan sonra ilk olarak Türkiye'de açmayı planladıkları gelen bilgiler arasında.

2007'de Türkiye'de ilk kez dizüstü bilgisayar satışları 1 milyonu aştı. IDC Türkiye'nin yaptığı araştırmaya göre, geçen yıl Türkiye'de dizüstü bilgisayar satışı 1 milyon 200 bini buldu.


Ama siz yinede ucuz diye her marka ve model dizüstüyü almaya kalkmayın. Bizden söylemesi. Peki dizüstü bilgisayar alırken nelere dikkat etmeli:


1.Bilgisayarını sürekli yanında taşımak isteyenler, 15.4 inç üzeri ekrana sahip modelleri listeden çıkarmalı.
2.Dizüstü bilgisayarını, masaüstü alternatifi olarak kullanmak isteyenler için donanım ve ek özellikler önemli olmalı: Fotoğraf, video, müzik ve sunumları kontrol etmenizi sağlayan kumanda gibi.
3.Gözardı edilmemesi gereken bir nokta da bilgisayarınızın adaptörü. Çantanızda olabildiğince az yer kaplaması ve hafif olması sizin yararınıza olacaktır.
4.Bağlantı noktalarının sayısı ve düzeni: Buradaki örnekte tüm bağlantılar arkada toplanmış. Bir ek donanım bağlamak istediğinizde bilgisayarın arkasına uzanmanız gerekecek. USB bağlantıları da birbirine çok yakın.
5.Touchpad, klavyenin yanında en önemli kontrol gereciniz olacaktır. Ek özellik olarak bir kaydırma çubuğu veya kısayol tuşları faydalı olabilir.
6.Kısayol Tuşları: E-Posta tuşunun pratikteki yararı tartışılabilir, ancak ses ayarı yapmayı sağlayan tuşlar kesinlikle yararlıdır.
7.Ön yüzdeki kulaklık girişi, eğer bir kulaklık kullanıyorsanız pratik olabilir. Ancak bir hoparlör bağlayacaksanız, kablo karmaşası yüzünden bu pratiklikten eser kalmıyor. Girişlerin hemen yanında, bir WLAN (kablosuz ağ) açma kapama düğmesi de mevcut.
8.IBM ve Dell marka dizüstü bilgisayarlarda imleci hareket ettirmek için touchpad'in yanında "trackpoint" adı verilen küçük bir araç daha bulunmakta. Fare tuşları, boşluk tuşunun hemen altına yerleştirilmiş.
9. Aşırı aydınlık ortamlarda parlak ekranlar, ekrandan ziyade bir ayna görevi görmekte.
10.Görüş açısı: Ekrana kenarlardan baktığınızda, renklerde bozulma rahatsız etmeyecek seviyede ise bu, ekrana aynı anda birkaç kişinin bakabileceğini gösterir.
11.Soğutma delikleri bilgisayarın sağ kanadına yerleştirildiyse, çıkacak sıcak hava fare kullanırken elinizi rahatsız edecektir. İdeal konum, sol taraf olmalıdır.
12. Aksesuarlara dikkat: Bir harici fare ve taşıma çantası çoğu zaman kullanılır, ancak nadiren ürünle beraber verilir.

Overclock Olabilen Dizüstü Bilgisayar


Sürekli genişleyen dizüstü bilgisayar ürün gamına bir yenisini daha ekleyen MSI şimdi de dünyanın ilk overclock olabilen oyunseverler için geliştirilmiş dizüstü bilgisayarı GX600'u tanıtıyor.


MSI mühendislerince geliştirilen MSI'a özel Turbo Drive Engine teknolojisi sayesinde klavyenin üst kısmına yerleştirilen özel tasarımlı gümüş renkli tuşa (AC Modu) basarak işlemci ve sistem performansını %20'lere varan değerlerde anında arttırmak mümkün.

GX600, Turbo teknolojisi sayesinde sistem çalışırken yüksek performans sağlaması yanında aynı zamanda bilgisayarın açılış hızını da dramatik ölçüde geliştiriyor.

GX600 özel tasarlanmış kasası ve çekici kasa üzeri işlemeler yanında yüksek kaliteli hoparlörler,oyuncuların rahatça kullanabilmeleri için özel işaretlenmiş W/A/S/D yön tuşları, 15.4" Amazing Crystal Vision ekranı oyuncular için çok önemli bir silah tamamlıyor: 512MB bellekli DirectX 10 destekli NVIDIA Geforce 8600M GT GPU!

512MB NVIDIA Geforce 8600M GT grafik kartı sayesinde GX600 modern DirectX10 destekli oyunları keyifle oynamanızı sağlıyor, yüksek tanımlı videoları akıcı biçimde üstün kaliteli LCD ekranda izlemenizi garanti ediyor.

Intel Centrino Duo Mobil Teknolojisine sahip olan GX600, Intel Core 2 Duo işlemcisi ve Intel PM965 Express çipsetiyle yüksek performans, uzun pil ömrü ve gelişmiş kablosuz bağlantıyı bir arada sunuyor.

5.1 kanal Dolby destekli kulaklık çıkışı yanı sıra SPDIF çıkışı ile de GX600 oyunseverleri oyunun içine tam anlamıyla çekiyor. Zengin ses efektleri çok kanallı olarak oyunların, filmlerin zevkini doruk noktasına taşıyor.

1.3 Mpiksel web kamera, USB ve Firewire portları, Super Multi DVD Yazıcı, kablosuz ağ, opsiyonel dijital TV gibi özellikleriyle GX600 tüm multimedya ihtiyaçlarınızı eksiksiz kaşılıyor.

GX600 Önemli Noktalar:

MSI'a Özel Turbo Drive Engine Teknolojisi (TDE)

Acceleration Mode: Hızlanma Modu ile teş tuşla anında %20'ye varan performans artışı

Hızlı Boot Edebilme: 40sn civarında boot süresi

GX600 Extreme Edition Özel Kasa Tasarımı

Sıkıcı görünüşlü dizüstülerden çok farklı yakıcı alev desenli özel tasarım dövme kaplama ve yırtıcı MSI logosu

Renklerle tanımlanmış W/A/S/D Tuşları

Saliselerin önem kazandığı oyunlarda doğru hareketleri doğru zamanda yapmayı kolaylaştıran özel işaretli tuş takımı

3B 360 derece çevresel sesli özel tasarımlı hoparlör

Yüksek ses kalitesi sunan sıra dışı görüntüye sahip oyunları & filmleri gerçeğe taşıyan hoparlörler

5.1 Dolby Destekli Kulaklık Çıkışı ve SPDIF Çıkışı

Çevresel desteği ile tüm oyunların ve filmlerin içerisinde yaşayın

Ultra Hafiflik, Eşsiz Ergonomi & Nümerik Tuş Takımı

Yüksek dayanıklılığa sahip PİL DAHİL SADECE 2.6KG. ağırlığında ergonomiye sahip Nümerik Tuş Takımlı rakipsiz çözüm

DirectX 10 Destekli 512MB NVIDIA Geforce 8600M GT VGA

MSI Vivid teknolojisi destekli NVIDIA Geforce 8600M GT ile tüm yeni oyun ve 3B yazılımları sonuna kadar zorlayın

HDMI Çıkışı

HDMI çıkışıyla çok kanallı ses ve yüksek tanımlı videoları kolayca tek kablo ile aktarın.

Adobe Premiere Express Ücretsiz


Adobe firmasının en bilinen yazılımlarından biri olan Premiere hareketli görüntü düzenleme için kullanılıyor. Aynı yazılımın internet tabanlı sürümü olan Adobe Premiere Express tanıtıldı. Bu yazılımı kullanarak şimdilik YouTube ve MTV sitesindeki videolar düzenlenebiliyor.

Ücretsiz olan yazılım sayesinde videolar düzenlenebiliyor ve birleştirilebiliyor. Sürükle bırak yoluyla çalışan arabirim basil olmakla birlikle, müzik ve efekt ekleme olanağı tanıyor. Plıotobuckel şilesi üyesi 44 milyon kişi Şubat ayından beri yazılımı kullanarak fotoğraflardan slavt şov düzenleyebiliyor.

Nintendo Rakiplerini Ezdi


Nintendo'mın Wii ile yaptığı çıkışa herkes şapka çıkarıyor. Firma pazar durumu açısından Japonya'nın en değerli 10 firmasından biri haline geldi.

Diğer firmalar arasında Toyota. Honda ve Canon. Sony ve Matsushita var. Wii oyun konsolu satışları ps3 ü japonya da üçe , amerika da ikiye katladı. son ay içinde japonya da ps3 ün altı misli Wii satıldı. en kötü durumda olan Xbox 360 ise aynı süreçte ps3 ün yarısından az ilgi görmüş. taşınabilir konsol tarafındaysa Nintendo DS'in Sony PSP karşısında üstünlüğü var. öyle görülüyor ki Nintendo Wii nin bir reklam afişinde yazan " yakında herkes Nintendo cu olacak " sözü gerçek oluyor...

Yazıcınız Artık Cebinizde



DONANIM HABERLERİ



Yazıcınız Artık Cebinizde



Polaroid ve Zink Imaging firmaları, cep telefonları ve fotoğraf makineleri için çok küçük boyda bir cep foto yazıcısını duyurdu. Fotoğraf makinesi üreten Polaroid firması, anında resim basan çok küçük boydaki yazıcılarını Las Vegas'ta devam eden Consumer Electronic Show (CES) fuarında tanıttı.

Şirketin yeni avuçiçi yazıcıları Polaroid'in geliştirdiği yeni termik printing teknolojisiyle Zink Imaging'in geliştirdiği renklerde mürekkep kullanmadan fotoğraf basıyor.

Polaroid'in Başkan Yardımcısı John Pollock, yazıcılarının bu yaz satışa sunulacağını ve fiyatının 150 doların altında olacağını bildirdi.

Bu yeni ürünle kullanıcılar cep telefonları ve dijital fotoğraf makinelerinden bluetooth vasıtasıyla kablosuz olarak istedikleri fotoğrafları yazıcıya gönderip 12 cm x 18 cm boyutlarında çıktı alabilecekler

15 Ocak 2008 Salı

HIS 2600XT IceQ ile Turbo Soğutma


HIS firmasının yıllardır kullandığı IceQ soğutucusu şimdi de bir 2600XT'nin üzerinde. Benzer hız aşırtılmış modellerden çok daha hızlı olan Radeon 2600XT IceQ, test aşamasında.

His Ekran kartı pazarında sadece Ati yonga setini kullanıyor. Firma bu sebeple kartlarını özenle hazırlıyor ve çeşitli özel versiyonlarla karşımıza çıkıyor. Firma buna birde IceQ +TURBO teknolojilerini katınca ortaya güzel bir kart çıkıyor.

Kartın giriş ve çıkış jack'ları altın kaplama. Firma buna ''The Hi-fi Concept'' diyor. Bu da sinyallerin daha hızlı ve daha verimli çıkmasını sağlıyor. Bu kartı aldığınız taktirde Half-Life2:Lost Coast ve Half-Life2: Deathmatch Oyunları beraberinde geliyor. 390 million transistor kullanılan kart 65nm fabrika işlemcisi ile işleniyor.

2600XT grafik kartları orta seviyenin başladığı yerden yukarılara doğru giden bir kademeyle piyasada bulunuyorlar. En üst düzey, özel işlemlere tabi tutulmuş 2600XT'ler 110 dolar ile 200 dolar arasında değişen fiyatlarla geliyorlar. En üst düzeyde genellikle DDR4 bellekli ve gelişmiş soğutuculu modelleri görüyoruz. Alt tarafta ise 256 MB belleğe sahip ve olağan hızlarda çalışan ürünler var.


Teknik Özellikler:

Bağlantı Arabirimi: PCI Express 16x
İşlemci Yongası: HD 2600XT
Bellek: 512 MB DDR3
İşlemci ve Bellek Hızları: 830 MHz çekirdek, 1860 MHz bellek
Çıkışlar: 2x DVI, 1x Video
Fiyat: 210 dolar + KDV

Overclock Zamanı , Overclock Nedir , Overclock Nasıl Yapılır ?


Biraz fazla hızın zararı yok ; tabii denetim altında olduğu sürece...Her yerde görüyoruz, bir overclock akımıdır gidiyor. Bu konuda overclock işleminin altında yatan düşünceyi ve uygulama yöntemlerini sizlere anlatacağız. Burada anlatacaklarımız, uygulamasanız bile bilgisayar içindeki bazı mekanizmaların işleyişini kavramak açısından önemli olduğunu düşünüyoruz.


Overclock, bilgisayardaki bileşenlerin özgün hızlarından daha yüksek hızlarda çalışmaya zorlanmalarıdır. Bilgisayarda bütün bileşenlerin referans aldığı bir saat vuruşu üreteci vardır. Bu saat vuruşunu temel alan diğer bileşenler kendilerini buna göre ayarlarlar. Bu “saat üreteci” kavramının varlığından dolayı bu işleme overclock, yani aşırı saat hızı kullanma gibi bir isim veriliyor. Dilimizde hız aşırtma şeklinde de anılabilen bu işlem birçok farklı bilgisayar bileşeni için kullanılabiliyor. Bu işlemin en çok uygulandığı bileşenler ise tabii ki bilgisayarınızın işlemcisi, belleği ve grafik kartı. Bu bileşenler oyun ve sistem performansı üzerine en çok etki eden bileşenler oldukları için kullanıcıların yoğun “ilgisine” maruz kalıyorlar. Kullanıcılar da haklı elbet; sürat mutluluktur.


Neden Yapılıyor?

Çünkü kimsenin işi gücü yok, gibi yüzeysel bir açıklama yersiz ve yanlış olacaktır. Bilakis, bu sistemdeki bileşenleri olduğundan hızlı çalıştırmak çin tüketicilere sağlanan birçok ürün, kendi adlarına bilgi ve iletişim teknolojileri içinde önemli bir iş kolu oluşturmuş durumda. Özel bellekler, özel anakartlar, özel soğutucular, özel güç kaynakları ve hatta özel kasalar… Bu ürünler bir arada kullanıcıların yalnızca sistemlerini daha başarılı şekilde hızandırmasını değil (çünkü bazı durumlarda işin astarı yüzünden pahalıya gelebiliyor) bilgisayarların ilgi çekici tasarım harikalarına dönmelerine de vesile oluyor. Olay sık sık yalnızca hız yarışının dışına çıkarak modifikasyon işine de döndüğü için iki konunun birbiriyle olan bağlantısı tartışılmayacak düzeyde sağlam.

Overclock işlemi, en temelinde, ürünlerin ferah çalışabilmeleri için barındırdıkları toleransların küçük müdahalelerle değerlendirilerek kullanıcılara fazladan performans olarak sunulması olarak özetlenebilir. Tabii aşırıya kaçılan ve hızlandırılacak bileşenin kullandığı voltajı artırarak yapılan hızlandırma işlemlerinde toleransın değerlendirildiğin söylemek biraz güç. Fakat en nihayetinde “bu ürün aslında bu hızda çalışabiliyor” yaklaşımı, overclock işleminin temelinde yatan düşüncedir.

Özel sistemler kurmadan yapılabilecek overclock işlemleri sisteme daha az zarar verme riski taşırlar ve yer yer maliyetsiz bir şekilde sistemin performansını az da olsa artırmanızı sağlarlar. Bu tür ince dokunuşlarda sisteminiz başında çalışırken veya belki oyun oynarken siz bir şeyler fark etmezsiniz; yine de bir takım farklar çeşitli yazılımlarla daha net şekilde gözlemlenebilir.

İster eğlence için olsun, ister ortamı biraz ısıtmak, isterseniz de aşırıya kaçmayı bir hobi haline getirmiş olun, overclock işlemi her durumda riskli bir iştir. Öncelikle bileşenleri, dengeli de olsa, fabrika çıkış değerlerinin üstünde çalışmaya zorluyorsunuz. Bir çalışana sürekli fazla mesai yaptırmakla bir bilgisayar bileşenini sürekli hız açısından zorlamanın teoride farkı yok (pratikte ikisi de bir süre sonra işi bırakabilir; ama bir tanesi kesinlikle kullanılmaz hale gelecektir).

Hangi Parçalara Müdahale Edebiliriz?

Bilgisayarımızda hızını beğenmeyip el ile müdahale etmek isteyebileceğimiz birçok bileşen var. Tabii ilk başta aklımıza gelen bileşenler işlemci ve grafik kartları oluyor. Grafik kartı üzerindeki işlemci ve belleklerde ayrı ayrı işlem yapılıyor. Bunun yanında sistem işlemcisinin hızıyla oynadığımızda sistem belleğinin niteliği de önem kazanıyor. Çünkü her işlemcide yalnızca işlemcinin özellikleriyle oynayarak bir yere varmak güç oluyor veya işlemcinin saat çarpanı kilitlenmiş olabiliyor. Bu detayları sizlere, işlemleri detaylı şekilde anlattığımız sonraki Taktik Servis yazılarımızda uzunca vereceğiz; bu sebeple burada fazla detay bulamadığınız konuları es geçiyoruz diye düşünmeyin.

Bilgisayarımızda işlemcimizin hızıyla oynayarak bir miktar performans kazanmamızda pek sorun yok gibi görünüyor. Hatta öyle ki, bazı anakart üreticileri işlemcinin, sistemdeki işlemci yükü arttığında hızının önceden belirlenen oranda artmasın sağlayan özel anakart tasarımlarını uzun süredir bizlere sunuyorlar. Bu tür sistemler aslında el ile sürekli olarak hızı yükseltilmiş olarak çalıştırılan işlemcilerden daha iyi. Çünkü sistem sürekli olarak gerilim altında çalışmamış oluyor. Tabii ki bu işi yapan düzeneklerin (yongalar ve yazılımlar) gittikçe geliştiğini söylesek de, işlemcilere el yordamıyla taklalar attırmamızı sağlayan gelişmiş BIOS’ların gerisinde kaldığını da söylemeliyiz. BIOS demişken, artık saat hızları ve voltaj gibi alt seviyede bile olsa birçok ayar için BIOS’a girmemize de gerek yok. Gerek anakart üreticilerinin sunduğu yazılımlar olsun gerekse de üçüncü şahıs bağımsız geliştiricilerin sunduğu yazılımlar olsun, en sert hız aşırtma işlemlerini bile BIOS’a girmeden işletim sistemi (genellikle Microsoft Windows XP) üzerinden yapmak mümkün.

Grafik kartlarıyla oynamak biraz daha basit ve açık konuşmak gerekirse getirilerini anlamak da daha kolay. Çünkü bilgisayarın geri plan ön plan fark etmeksizin bütün işlemlerini yürüten işlemcideki hız artışını tutarlı olarak doğal yollarla anlamak zorken grafik kartında her zaman oynadığınız oyun veya basit sınama yazılımlar size hemen aradaki farkı, yaptığınız aşırtma işlemiyle orantılı şekilde verecektir. Ayrıca grafik kartlarında zorlama işlemleri tamamen yazılımsal olarak yapılıyor. Zaten grafik kartının BIOS’una girmek gibi bir kavramla karşılaşmamışsınızdır diye tahmin ediyoruz. Hatta öyle ki ATI Tool adlı oldukça ünlü bir yazılım size grafik kartınızla ilgili tüm ayarları yapabileceğiniz ölçüde yardımcı olabilir. smi sizi yanıltmasın, bu bahsettiğimiz yazılım tüm Nvidia ve ATI işlemcili grafik kartlarına destek verebilecek düzeyde bir yeteneğe sahip. Hatta ismine ters düşecek şekilde neredeyse her Nvidia işlemcili kart desteklenirken bazı öze ATI işlemcili kartlar şu anki bazı beta sürümlerle desteklenemeyebiliyor.



Uzun Lafın Kısası...


Overclock gerek oluşturduğu kendisine has donanım ürünleri sektörü, gerekse de insanların boş vakitlerini değerlendirebileceği bir hobi olmaya kadar giden uğraşı yönüyle önemli bir kavram durumunda. Bundan sonraki makalelerimizde işlemci ve grafik kartını nasıl overclock edip sistem kararlılığını nasıl sağlayacağınızı ve bu işleri hangi yazılımlarla yapabileceğinizi ele alacağız.

UYARI!

Burada anlatılan işlemler bilgisayarınızı fiziksel olarak zorlar. Henüz ruhsal bunalıma girip kendisini koyveren bir bilgisayar bilmiyoruz; nedense kendimizi olayın fiziksel olduğunu belirtmek zorunda hissettik. fiaka bir yana, bilgisayarın sınırlarını birçok yüksek işlem gücü isteyen yazılım kullanarak zorlamak makul bir şey sayılsa da donanımsal sı-nırların üzerinde çalışmaya zorlanan bileşenler, kullanılmayacak hale gelebilir, bu bileşenlerin ömürleri kısalabilir veya oluşabilecek muhtemel hatalar sebebiyle bilgisayarın çalışmasında kesilmeler oluşmasına sebep olabilir. Hızını artırdığınız parça pembeleşin-ceye kadar kısık ateşte pişebilir ve servise hazır hale gelebilir. Daha da kötüsü, servistekiler çok pişmiş sevmiyorsa ürününüz garanti kapsamı dışında da kalabilir. Biz neden mi yapıyoruz? Risk almayı seviyoruz.

Dizüstü Bilgisayarınız Yere Düşerse...


Her ne kadar binlerce YTL ödediğiniz cihazınızı yere düşerken izlemek son derece sıkıntılıda olsa, bilgisayarınızı yere düşürdüğünüzde yere düşüş şeklini mutlaka izleyin.


Yere düşen bilgisayarını izlemek oluşacak problemler hakkında size ipucu verecektir. Bilgisayarınız yere düştükten sonra çalıştırın ve eğer ekrana görüntü gelmiyorsa harici bir monitöre bağlayarak ekrana görüntünün gelip gelmediğini kontrol edin. Küçük bir ihtimalde olsa probleminiz sadece ekranla sınırlı kalacaktır.

Eğer acil olarak bazı belgelerinizi kurtarmanız gerekiyorsa birçok yerde ve online mağazalarda sabit diskinizi masaüstü bilgisayara bağlayacak adaptörler satılmaktadır. Böyle bir adaptörle kaybettiğinizi sandığınız verilere çabucak ulaşabilirsiniz.

Windows Ağırlaştığında



Bir zamanlar tüm isteklerinize anında cevap veren Windows'unuz bir süre sonra ağırlaşabilir. Sürücülerinizin değiştirilmesi, örneğin ekran kartı sürücünüzün güncellenmesi, bozulan program dosyaları bilgisayarınızın garip davranmaya başlamasına neden olabilir.

Genellikle bu tür sorunlara karşı uygulanan çözüm bilgisayara format atmak ve işletim sistemini yeniden kurmaktır. Fakat bundan daha iyi çözümlerde mevcut.
Format atmak yerine uygulayabileceğiniz bir çözüm tüm Windows işletim sistemi dosyalarının üstüne orijinallerini yeniden yazmaktır. Bu sayede bilgisayarınızda varolan diğer dosyalara dokunmamış olacaksınız.
Bunu yapmak için Windows kurulum Cd'siyle bir bakım yapmanız olacaktır. İlk olarak bilgisayarınızı Windows Cd'siyle başlatın ve Windows'u yeniden kurun. İşlem bittiğinde bilgisayarınızdaki verileriniz halen yerinde duruyor olacak, buna karşı yepyeni bir işletim sisteminize sahip olacaksınız. Bu yöntemin tek kötü yanı tüm güncellemeleri tekrar yüklemeniz gerektiğidir

Dünyanın En Ucuz Otomobili: TATA NANO


Hintli otomotiv üreticisi Tata, 2 bin 500 dolar fiyatlı dünyanın en ucuz otomobili "Nano"yu tanıttı. 624 cm3'lük minik bir motora sahip "Nano" adlı otomobil, bu yıl 100 bin rupiye (2500 dolar) piyasaya sürülecek.

Tata Nano, 3.1 metre uzunluğu, 1.5 metre yüksekliği ve 1.6 metre yüksekliği ile çok farklı bir otomobil. Muhtemelen bu otomobili Batı Avrupa’da göremeyeceğiz. Ama Nano; Afrika, Güney Doğu Asya ve Latin Ameika ve Doğu Avrupa pazarında kolaylıkla yer bulabilir.

Temel versiyonunda klima, takviyeli direksiyon ve elektrikli cam gibi özellikler bulunmayan araç, 105 kilometre hıza ulaşabiliyor. Tata Nano, küçük görüntüsüne karşın içerisine beş kişi alabiliyor. ancak binenlerin biraz sıkışması gerekiyor.

Tata Nano 623 cc’lik iki silindirli bir motora sahip. 33 HP güce sahip benzinli motor aracın arka tarafına monte edilmiş. Arkadan çekiş sistemiyle çalışan Tata Nano’da farklı renk seçenekleri ile standart ve lüks olmak üzere farklı donanım seçenekleri de bulunacak. Standart versiyonda klima ve radyo gibi aksesuarlar bulunmuyor.

Yeni Delhi'de yapılan tanıtma töreninde konuşan Tata Yönetim Kurulu Başkanı Ratan Tata, bu otomobilin üretilmesini, aya ilk seyahat veya Wright kardeşlerin ilk uçuşu kadar önemli olarak nitelendirdi. Otomobilin hava kirliliğini artıracağı iddialarını da reddeden Tata, otomobili "herkesin alabileceği güvenli ürün" olarak tanımladı.

Nano'nun, dünyada ucuz otomobil piyasasında rekabeti artıracağı tahmin ediliyor.


Teknik Özellikler:

- 1 adet sileceği var.
- Gösterge olarak sadece km saati ve benzin sayacı var.
- Radyo, klima, airbag, otomatik cam ve elektrikli direksiyonu yok.
- Motoru 35 beygir gücünde.
- 70 kilometre maksimum hız yapıyor.
- Tekerleklere güç aktarımı dişlilerle değil kayışla.
- Kaputun altında motor dışında, cam suyu haznesi ve akü var.
- Vitesi, diferansiyeli ve bagajı da yok.
- Kaportanın yarısı plastikten, yarısı alüminyumdan oluşuyor.

XBox için Çocuk Koruması


Microsoft oyun konsolu XBox için çocuklarını oyundan alamayan ailelere yönelik bir uygulama geliştirdi. Aileler artık çocuklarını ne kadar XBox ile oyun oynayabileceğini önceden ayarlayabiliyor.

Microsoft'un yeni oyun konsolu çıktığı günden bu yana özellikle çocuklar tarafından çok sevildi. Ancak çocuklarının derslerden çok oyun konsoluna ilgi göstermesinden oldukça şikayetçi durumda.

Microsoft'ta bunu dikkate almış olacak ki, XBox oyun konsoluna yeni bir uygulama geliştirdi. Family Settings Screen adı verilen bu özellik ile artık aileler, çocuklarının ne kadar oyun süre oynayacağını belirleyebiliyor.

Uygulama oyun oynamaktan ders çalışmaya ya da sosyal aktivitelere zaman ayırmaya fırsat bulamayan çocuklar için geliştirildi. Belirlenen süreler arasında kullanılabilen cihaz, süre bitiminde kendini kapatıyor. Çocuk, ağlayıp zırlamanın yanı sıra üstünü başını yırtsa da açılmıyor. Bu uygulamanın Windows Vista için de bir çözümü bulunuyor.

Windows XP ' de Oyun Profili Oluşturmak


Bilgisayarınız bazı oyunlar için yavaş kalıyorsa oyunları oynayabilmek için sistem kaynaklarını bosaltabilirsiniz. Bu işi elle her oyun oynamak istediğinizde yapmak yerine bir oyun profili oluşturarak bilgisayarınızı oyun oynayacağınız zamanlar bu profille açabilir ve performans artışı sağlayabilirsiniz.


Aşağıdaki adımları izlemeden önce bir Sistem Geri Yükleme Noktası oluşturmanızı ve oluşturacağınız oyun profilini sadece oyun oynamak için kullanmanızı tavsiye ediyoruz. ( Eğer sistem geri yükleme noktasını nasıl oluşturucağınızı bilmiyorsanız , bu konu ile ilgili makalemide ilerleyen saatlerde yazacağım )


1. Adım : Bilgisayarım simgesine sağ tıklayın ve özellikleri seçin.Karşınıza çıkacak pencerede Donanım sekmesine tıklayın ve orijinal profilinizi seçtikten sonra kopyala düğmesine basarak yeni profilinize "oyun" va da benzeri bir isim verin, Bu işlemle bilgisayarınız açılırken farklı bir profil yüklemek için bir seçenek oluşturmuş, oldunuz. İki profiliniz olmasına rağmen orijinal olanı asla silmeyin.

Başlat > Çalıştır yolunu izleyin ve kutu içerisine services.msc yazın. Burada yer alan bazı hizmetlere oyun oynarken ihtiyaç duymazsınız. Bu yüzden "Gereksiz servisler" başlıklı makalemizde listesi bulunan hizmetleri sadece oyun oynamak amacıyla kullanacağınız profilde devre dışı bırakarak oyun oynarken bilgisayarınızı rahatlatabilirsiniz. Tüm işlemleri yaptıktan sonra bilgisayarınızı yeniden başlatırken oyun profilini seçtiğinizde devre dışı bıraktığınız hizmetler çalışmayacak ve bilgisayarınızın performansı artacaktır.

Herhangi bir hizmeti devre dışı bırakmak için hizmetin ismine sağ düğmeyle tıklayıp özellikler'i seçin. Açılacak pencerede "Oturum aç" üzerine tıklayın ve yeni oluşturduğunuz oyun profili için Devre Dışı Bırak düğmesine tıklayın. Devre dışı Bırakmak istediğiniz tüm hizmetleri oyun profili için kapattıktan sonra bilgisayarınızı baştan başlatın ve açılış esnasında yeni oluşturduğunuz oyun profilini seçin. Bilgisayarınız seçtiğiniz hizmetleri devre dışı bırakarak başlayacak ve gereksiz olarak sistem kaynaklarını kullanmayacak , böylelikle sizde dilediğiniz gibi oyun oynayabileceksiniz ...

Pendik'te Teknoloji Parkı Kuruluyor


İstanbul'un Pendik ilçesinde kurulması planlanan Teknolojik Park'ın kanun tasarısı TBMM tarafından kabul edildi. Tasarı, Pendik Kentsel Dönüşüm ve İleri Teknoloji Parkı alanı içindeki her türlü arsa ve araziler ile bunlar üzerinde bulunan bütün yapıların iyileştirilmesini, tasfiyesini, yenilenmesini, geliştirilmesini kapsıyor.

İstanbul'un 2010 Avrupa Kültür Başkenti olması nedeniyle hazırlıklar devam ediyor.

İstanbul'un Pendik ilçesinde bulunan ve Sabiha Gökçen Havaalanı, otoyol, devlet karayolu, deniz ve demiryolu ulaşımı imkanlarından faydalanan bölgede yer alan alanın teknoloji parkına dönüştürülmesini öngören kanun tasarısı, TBMM İçişleri Komisyonu'nda kabul edildi.

Bölgede konut, ticaret, sanayi, rekreasyon, teknik altyapı, sosyal donatı alanları ve diğer ileri teknoloji yatırımları için proje geliştirilmesi, arazi ve arsa düzenlemesi ile devirleri, kamulaştırma işlemleri de dahil olmak üzere yapılacak her türlü iş ve işlemler tasarıda düzenleniyor.

Tasarı, Pendik ilçesinde bulunan ve Teknopark alan sınır haritasında sınırları belirtilen alanlarda kentsel dönüşüm ve gelişim projesi çerçevesinde fiziksel durumun ve görüntünün geliştirilmesi ile aynı bölgede teknoloji parkı kurularak ülke ekonomisine yüksek değerli katkı sağlanmasını amaçlıyor.

Projenin yapılacağı alandaki gecekondularda oturanlar, yaptırılacak sosyal konutlara taşınacak.
Pendik Kentsel Dönüşüm ve İleri Teknoloji Parkı Projesi Kanunu Tasarısı, daha sonra esas komisyon olan TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonunda görüşülecek.

Türk Doktor Beyin Pilini Kullanımını Ömür Boyu Uzattı


Uluslararası Nöroteknoloji Merkezi Başkanı Prof. Dr. Metin Tulgar, ilaçlara dirençli epilepsi (Sara), kronik depresyon ve Alzheimer hastalığının tedavisinde kullanılan beyin pilleri konusunda geliştirdiği teknikle, arıza riskini sıfıra indirip, kullanım süresini ömür boyu uzatarak, Uluslar Arası Patent Koruması aldı.

Türk doktor beyin pillerinin 2 ile 5 yıl arasında değişen kullanım süresini ömür boyu uzattı.

Hastalık veya kaza sonucunda deformasyona uğrayıp fonksiyonunu kısmen yitiren sinirleri, yapay tedavi sinyalleriyle uyararak tekrar aktif hale getiren beyin pilleri, ilaçlara dirençli epilepsi (sara), kronik depresyon ve alzheimer hastalığının tedavisinin yanı sıra, solunum yetmezliği nedeniyle yoğun bakım servislerinde kaybedilen hastaların yaşama döndürülmesi için kullanılıyor.

Türkiye'de ise ilk defa Prof. Dr. Metin Tulgar tarafından geliştirilen ve Tulgar-Implant adı verilen yeni beyin pili sistemi, beyin pillerinin 2 ve 5 yıl arasında değişen kullanım süresini ömür boyu uzatarak ve arıza riskini sıfıra indirerek uluslararası patent koruması altına alındı.

Prof. Tulgar, geliştirdiği beyin pilinin vücut içine koyulan kısımlarında hiçbir aktif elektronik devre elemanı bulunmadığını belirterek, böylece 5 santimetre çapındaki pili, 2 santimetre çapına indirdiğini kaydetti. Prof. Tulgar, "Boyut olarak yüzde 80 küçülmenin yanında, pillerin dışarıdan aktive edilmesini sağlayarak, ömrü dolan pilin değiştirilmesi için gereken cerrahi müdahaleyi de ortadan kaldırdık" dedi.

Beyin pilleri konusundaki çalışması nedeniyle İngiltere Cambridge'de bulunan Uluslararası Biyografi Merkezi tarafından 2002 yılının bilim adamı seçilmesine karşın bugüne kadar görev yaptığı üniversitelerden beklediği ilgi ve desteği göremediğini söyleyen Tulgar, "Bütün imkansızlıklara rağmen yılmadım. Azim ve özveri ile çok çalışarak Amerika'da birkaç firmanın yüksek maliyetle ürettiği bu cihazı çok daha düşük maliyetle imal etmeyi başardım" dedi.

USB bellek değil geniş bant modem


Sony Ericsson bugün kişisel bilgisayarlarla her yerden kablosuz bağlanma imkanı sunan MD300, geniş bant GSM modemini duyurdu. PC yazılımı ile birlikte gelen ürün kolay kurulabilir ve kaldırılabilir yazılım ara yüzüyle bir kaç dakika içerisinde kullanıcıların mobil ağlara bağlanabilirliklerini desteliyor.
Kompak ve kolay kullanılabilen USB Memory Stick, Sony Ericsson MD300 mobil geniş bant modem herhangi standart bir USB portundan kolayca bağlanabiliyor. Microsoft Windows yazılımı ve sürücüleri içinde gelen, ürün bir kaç dakika içerisinde konfigürasyonunuzla uyumlu şekilde çalışmaya başlıyor. Mac kullanıcıları için de gerekli olan sürücüler internetten indirilip kullanılabiliyor. Bu durum USB modemin platform bağımsız kullanım serbestliği sağlıyor. MD300 ile gelen kablosuz yönetim ara yüzü kullanımda kolaylık sağlarken kullanıcılar, Play Now butonuyla da Sony Ericsson’un sunduğu mobil eğlence deneyimini tecrübe edebiliyor.
MD300 taşınabilir ofisinizde yüksek hızla bağlanabilirlik sağlıyor ve dünyanın her yerinden HSDPA, UMTS, EDGE ve GPRS ağlarının desteklendiği platformlarda sorunsuz çalışıyor. MD300 elit siyah ve metalik gümüş renkleriyle 2008’in ilk çeyreğinde belirlenmiş pazarlarda satışa sunulacak.
Teknik özellikler Boyutlar:70 x 32.5 x 15 mm HSDPA:Up to 3.6 Mbps, downlink Anten: Dahili HSDPA/UMTS: 850/1900/ 2100 MHz EDGE/GPRS: 850/900/1800/1900 MHz Desteklediği işletim sistemi:MS Windows® 2000, XP, Vista, MAC-OS X supported Ek özellikler:Sony Ericsson Wireless Manager, Otomatik yükleme ve Otomatik Konfigürasyon, 128 MB adreslenebilir hafıza, Renkli LED aydınlatmalı bağlantı durumu göstergesi, 24 dil desteği, Sony Ericsson güncel servisleri

Gelecek yıl 2,3 trilyon SMS gönderilecek


Teknoloji araştırma kuruluşu Gartner'a göre, bu yıl sonunda tüm dünyada gönderilen SMS miktarı 1,9 trilyonu bulacak. Gelecek yıl dünyada gönderilecek SMS sayısı ise yaklaşık 2,3 trilyon olacak.
2006'da yayınladığı araştırmasında, 2,3 trilyon SMS sayısına 2010'da ulaşılmasını öngören Gartner şirketinden yapılan açıklamada, bu yıl gönderilen kısa mesajların cep telefonu operatörlerine 52 milyar dolar kazandıracağı, gelecek yıl da 60,2 milyar dolar kazandırmasının beklendiği belirtildi. SMS trafiğinin birçok ülkede büyük artış göstermeye devam edeceğini ve operatörlerin kısa mesaj rekabeti ile pazarın doygunluğu konusunda marjlarını genişletmek zorunda kalacaklarını belirten araştırma kuruluşu, bu yıl tüm dünyada gönderilen SMS'lerin 1,5 trilyonunun Asya-Pasifik ülkelerine ait olduğunu, gelecek yıl bu bölgedeki kısa mesaj sayının ise 1,7 trilyona ulaşacağını kaydetti. Asya-Pasifik ülkelerinde fotoğraf eklenerek gönderilen mesaj sayısınında da büyük artış olduğu bildirildi. Gartner şirketi Kuzey Amerika'da bu yıl gönderilen kısa mesaj sayısının 189 milyarı, Doğu Avrupa'da da 202 milyarı bulacağını belirtti. Araştırma kuruluşu, mobil e-mail ve mobil anında mesaj kullanımın da giderek artmakta olduğunu kaydetti.
var tmp;
tmp = document.getElementById("news_content").getElementsByTagName("a");
for(i="0;" i

Cep’te Yeni Rakip Türk Markası


İlk Türk malı cep telefonu Infinity piyasaya çıktı. Duality İletişim tarafından Çin’de üretilen Infinity DS 7700 çift SIM kart teknolojisi ile çalışıyor. Duality mayıs ayına kadar dört yeni cep telefonunun yanı sıra yılın ikinci yarısında LCD TV ve laptop bilgisayar da piyasaya sunacak
Türkiye’nin ilk yerli cep telefonu Infinity piyasaya çıktı. Çift SIM kart kullanma özelliği sunan Infinity DS 7700 560 YTL’ye satılıyor. Duality Elektronik İletişim Hizmetleri Yönetim Kurulu Başkan Vekili Aşkın Çakım telefonların üretiminin Telefon tasarımlarının Türkiye’de üç kişilik bir ekip tarafından yapıldığını belirten Çakım, mayıs sonuna kadar pazara 4 yeni ürün daha sunacaklarını belirtti. Çakım, Infinitiy cep telefonları ile pazarın yüzde 2’sini hedeflediklerini söyledi.
10 MİLYON $ YATIRIM
Yeni çıkacak modeller hakkında ise Çakım şu bilgileri verdi: ‘Tek SIM kartlı cep telefonu 79 YTL’ye, dahili radyo, çelik aksamlı diğer bir model ise 199 YTL’ye satılacak. Mayısa kadar satışa çıkacak bir diğer telefon da TV izleme özelliği olan bir model olacak. Havadaki sinyalleri yakalayarak analog TV izleme imkanı sunacak olan bu telefonla operatörlere TV izleme ücreti ödemeye gerek kalmayacak.’
Çift SIM kartlı telefon Infinity DS 7700 modeli için 10 milyon dolar yatırım yapıldığını belirten Çakım 2008 ciro hedefinin 20 milyon dolar olduğunu söyledi. Çakım Duality olarak cep telefonlarının haricinde Infinity markalı LCD ekran TV ile laptop’ların da yılın ikinci yarısında piyasaya çıkacağını kaydetti.
RAKİPLERİNİN EN İNCESİ
Şık tasarımı ile dikkat çeken DS 7700, çift sim kart kullananlar tarafından aynı zamanda kullanım kolaylığı nedeniyle tercih ediliyor. Çift sim kartlı DS 7700’ü kullanıma açmak için tek yapılması gereken pin numaralarının ard arda girilmesi. Pazardaki diğer çift sim kartlı telefonların aksine DS 7700, kullanılan hattı kapatmaya gerek kalmadan hatlar arasında kolayca geçiş yapma imkanı veriyor. Polifonik ses özelliği sağlayan çift hoparlörler ile desteklenmiş dahili MP3 ve MP4 çalar özellikleri ile dikkat çekiyor. DS 7700 kendi kategorisindeki en ince cep telefonu olma özelliğine sahip. 2.0 MP çözünürlüğe sahip dahili bir kamerası Webcam olarak da kullanılıyor.
MAYIS SONUNA KADAR 40 BİN ÜRÜN PİYASADA OLACAK
İstanbul, Ankara ve İzmir’de kendi satış ekibine sahip Infinity Panatel Grubu ile tüm Türkiye’ye ürün dağıtımını gerçekleştiriyor. Infinity ürünleri Turkcell, Vodafone ve Aria kanalı üzerinden de dağıtılıyor. Üretimi yapılan 20 bin adet Infinity marka cep telefonunun 5 bin adedinin dağıtımı tamamlandı. Mayıs ayında da diğer 5 bin adedin dağıtımı yapılacak. Mayıs sonuna kadar 40 bin adet ürünün pazara sunulması hedefleniyor. Çin’de üretilen çoğu ürünün yedek parça ve dağıtım kanalı konusunda yetersizliğine karşın Infinity güçlü dağıtım kanallarıyla fark yaratmayı hedefliyor. 7 bölgede servis ağına sahip. 6 ay içinde 40 noktada servis hizmetleri sunuluyor olacak

Elektrikli otomobilde Alman devrimi


Güçlü, hızlı ve çok yakıt tüketen arabaları ile bilinen Almanlar, elektrikli araçlarını yaygınlaşmasında bir milat olarak görülen lityum-iyon pil zarını geliştirdi.
Elektrik ile çalışan araba teknolojisinde Japonların ve Fransızların gerisinde kaldığı iddiaları ile sık sık karşılaşan Almanya, Li-Tec firmasının ürettiği pil teknolojisi ile bu eleştirilere yanıt veriyor. Yeni teknoloji ile üretilen piller, daha önce Toyota'nın geliştirdiği hibrit otomobildekine göre yüzde 30 daha az hacim kaplamanın yanında, Fransızların ürettiği modelle kıyaslandığında da aynı yük miktarı ile üç kat daha fazla yol katedebiliyor. Li-Tech, içerisinde Bosch, Volkswagen ve BASF şirketlerinin de bulunduğu, iki yıllık araştırmayı devam ettiren bir konsorsiyumda yer alıyordu.
Yeni geliştirilen pilin, diğer lityum-iyonpillere göre avantajı ise ısınma noktasında ortaya çıkıyor. Aşırı ısındığında patlama riski taşıyan lityum-iyon pillerin bu riskini ortadan kaldıran yeni pilin, bu özelliği, elektrotları birbirinden ayıran esnek seramik zarı sayesinde gerçekleştirdiği belirtiliyor.
İlk modellerinin, 5 ila 10 sene içerisinde gelmesi beklenen araçların, trafik problemine çözüm olmaktan çok, küçük şehirlerde kullanıma uygun ürünler olacağı yorumu yapılıyor.

İşte İnternetin Milyoner Gençleri



Onlar çok genç olmalarına rağmen dünyanın en zengin iş adamları arasına girmeyi başardılar. Tek bir tuşla internette harikalar yaratan isimlerin ortak özelliği çok genç olmaları. İşte internet ve bilgisayar programları sayesinde dünyanın en zengin iş adamları arasında yer almayı başaran genç girişimcilerin servetleri.
1. Google: Larry Page, Sergey Brin 18.5 milyar dolar 2. Facebook: Mark Zuckerberg, 23 yaşında, 700 milyon dolar 3. Runescape: Andrew Gower 28 yaşında, 650 milyon dolar 4. Mozilla: Blake Ross ve David Hyatt, 22 yaşında 120 milyon dolar 5.Youtube: Chad Hurley, 30 yaşında 85 milyon dolar 6. Deviant ART: Angelo Sotira, 26 yaşında 75 milyon dolar 7. John Vechey: Pop- Cap Games 28 yaşında 60 milyon dolar 8. WordPress: Alexander Levin, 23 yaşında $57 milyon dolar 9. Threadless: Jake Nickell, 28 yaşında 50 milyon dolar 10. Biz Chair: Sean Belnick, 20 yaşında 42 milyon dolar.
Google'un kurucusu Larry Page ve Sergey Brin'in servetleri 18.5 milyar doları geçiyor

Encyclopaedia Britannica 2008 Ultimate Edition


Eurosoft'un ülkemizde satışa sunmuş olduğu Encyclopaedia Britannica 2008 Ultimate Edition, tüm yaş sınıflarına hitap eden önemli bir başvuru kaynağı. Araştırma ve ev ödevleri için eşsiz bir bilgi hazinesi olan bu DVD'nin veritabanında 100 binden fazla makale, atlaslar, canlı resimler, videolar ve daha birçok materyal yer alıyor. Devasa olarak nitelendirebileceğimiz bir içeriği kullanıcılara sunan DVD, üç ayrı yaş kategorisine (Temel Ansiklopedi, Kütüphane-Öğrenci-Çocuk) özel veritabanlarıyla bütün aile için uygun güvenli bir öğrenim ortamı sunuyor.

Windows Vista, yüzde 10 sınırını geçti


Her gün daha fazla kullanıcı Microsoft'un yeni işletim sistemine geçiş yapıyor. Net Applications analistlerinin verdiği en güncel rakamlara göre kasım ayındaki %9.19'luk pazar payı, aralık ayında %10.48'e yükseldi. Böylece Vista ilk kez yüzde 10 sınırını geçmiş oluyor.
Vista'nın bu başarısına karşı, geriye dönük bir Windows XP yaygınlaşması duruyor. Zira eski Microsoft sistemi baskın bir şekilde pazarı ele geçirmiş durumda. Fakat Windows XP kullanım oranı kasım ayında %78.37 iken aralık ayında %76.1'e düştü.
Kasım 2007'de diğer tüm işletim sistemlerinin kullanım oranı düştü. Sadece Mac OS oranını arttırabildi ve kasımda %3.22 kullanım oranına sahipken aralık ayında %3.28'e çıktı.

Vista Tehlikede


Sinsice bulaşan bir MBR rootkiti, Vista kullanıcılarını büyük tehlike altına sokabiliyor... Rootkit bir kez kuruldu mu, bilgisayarı dışarıdan saldırılara açık hale getiriyor. Saldırganlar sorunsuz ve sizden habersiz bir şekilde sisteminize sızabiliyorlar.
Master Boot Record (MBR) rootkiti son derece tehlikeli: görünmez bir zararlıdan mükemmel bir DRM ve kopya-koruma hack işlemine kadar her şey mümkün.
Şükür ki, zararlıyı devre dışı bırakmak veya silmek makul derecede basit: MBR'nin yeniden yazılması gerekiyor. Bunu yapmak için Vista kurulum DVD'si ile kurtarma konsoluna ulaşıp fixmbr aracını çalıştırmak gerekiyor

Microsoft'a İki Yeni Soruşturma


AB, pazardaki hakim durumunu kullanarak internet tarayıcısı (Internet Explorer) ve ofis yazılımlarıyla rekabeti ihlal ettiği şikayeti üzerine yazılım devi Microsoft hakkında iki yeni soruşturma başlattı.
AB Komisyonu'ndan yapılan açıklamada, Microsoft'un Windows işletim sistemine entegrasyon konusunda rakip yazılım şirketlerine bilgi verme yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin ve farklı yazılım olan internet tarayıcısını işletim sistemine bağlayıp bağlamadığının soruşturulacağı belirtildi.
Norveç merkezli internet tarayıcısı yazılımı şirketi Opera, Microsoft'un Internet Explorer yazılımını Windows işletim sisteminden ayırmayarak pazar hakimiyetini kötüye kullandığı ve standartlara uymayarak rakip yazılımların Windows'la uyumlu çalışmasını zorlaştırdığı şikayetiyle geçen ay AB Komisyonu'na başvurmuştu.
Rekabeti ihlal ettiği gerekçesiyle daha önce Microsoft'u, toplamda milyarlarca avroyu bulacak ucu açık rekor para cezasına çarptıran AB Komisyonu'nun soruşturmalarına IBM ve Oracle gibi bilişim devleri de destek veriyor.

İnternette Sanal Vasiyet


İnternet üzerinden vasiyet hizmeti veren bir site, ölen üyenin bıraktığı vasiyeti yakınlarına iletiyor. İSTANBUL - “Yazın vasiyetinizi, siz ölene kadar saklı kalsın, öldüğünüzde sevdiklerinize ulaştırılsın, hatıranız sonsuza dek yaşasın” sloganıyla faaliyete geçen “www.evasiyet.com” adlı internet sitesi, üyelerine vasiyetlerini hazırlayarak sanal ortamda saklama imkanı sunuyor. Hazırlanan vasiyet, kişinin ölümü halinde önceden isimlerini ve e-postalarını bildirdiği yakınlarına gönderiliyor.
Site yöneticisinin sayfadaki bilgi yazısında, dünyada yaşayan 6 milyardan fazla insanın tek ortak noktasının ölüm olduğu hatırlatılarak, “Ya birdenbire ölüm bize gelir ve o çok isteyip de yapamadığımız şeyler yarım kalırsa” ifadesi kullanılıyor.
Yazıda, sitenin amacı, “Birilerine söylemek isteyip de söyleyemediğimiz, uygun bir zamanı beklediğimiz o kadar çok düşüncemiz var ki... Sizi sevenlere söylemek isteyip de söyleyemediklerinizi, öldükten sonra nasıl hatırlanmak istediğinizi, yaşarken neler hissettiğinizi, içinizde kalan her şeyi saklayabileceğiniz ve siz öldükten sonra otomatik olarak yayınlanacak olan elektronik vasiyetinize yazabilirsiniz” şeklinde özetleniyor.
Uygulamaya göre, kişinin vasiyeti sadece o öldükten sonra yayınlanıyor. Kişi hayattayken izin vermediği sürece vasiyetini kimse okuyamıyor. Ancak üye, internetteki başka bir kişisel sayfasında vasiyet sayfasına link vererek herkesin vasiyetini bilmesini de sağlayabiliyor. Sitede, eş, aile, çocuklar, torunlar gibi kişi ya da kişi gruplarına ayrı ayrı vasiyetler düzenlenebiliyor.
Üye, siteye her giriş yaptığında hayatta olduğu algılanıyor. Üye olurken verilen e-posta adresine de her ay başında bir kontrol e-postası gönderiliyor. Bu e-postadaki “hayattayım” linkine tıklayan üye, yaşadığını siteye bildiriyor.
Kişinin yakınlarının, gazetede çıkan ölüm ilanını tarayarak siteye e-posta yoluyla iletmeleri halinde de üyenin ölümü onaylanıyor. Ayrıca, 3 ay boyunca siteye hiç giriş yapmayan ve kontrol e-postalarına cevap vermeyen üyeler ise ölmüş var sayılıyor. Bu üyenin hesabı kapatılıyor ve bundan sonra o üyenin adı ve şifresiyle yeni veri girişi engellenmiş oluyor.
Üyenin ölümü site tarafından onaylandığı andan itibaren üye profilinde ve siteye kaydettiği içeriklerde gizli tutulan kısımlar yayına açılıyor.
Kişinin vasiyeti ya da vasiyetleri sitede yayınlanmaya başlarken, ayrıca ölmeden önce verdiği ve vasiyetin gitmesini istediği adreslere de e-postayla ulaştırılıyor.
Öte yandan, sitenin giriş sayfasında, “vasiyet yazın”, “vasiyet okuyun”, “yorum yapın” bölümlerinin yanı sıra, “Bugün ölenler”, “Bu ay ölenler”, “ölüm ilanları” bölümleri de bulunuyor.
Sitede, eşine, ailesine vasiyet yazan üyelerin yanı sıra hamileyken henüz doğmayan bebeğine duygularını yazan anneler, vasiyetlerinde kırgın oldukları dostlarına yönelik sitem dolu cümlelere yer veren üyeler de yer alıyor.
Site yöneticileri, 3 Aralık 2007 tarihinde açılan siteyi bir aylık dönemde yaklaşık 10 bin kişinin ziyaret ettiğini bildirdiler.

Toyota'dan 'Yeşil Araç' Projeleri


Japon otomobil üreticisi Toyota, ABD'nin Detroit kentindeki otomobil fuarında, aralarında elektrikli bir otomobil ile temiz dizelle çalışan bir pikabın bulunduğu 2010'a kadar piyasaya çıkarmaya hazırlandığı yeşil araç projelerini açıkladı.
Toyota'nın Başkanı Katsuaki Watanabe, 2010'a kadar aralarında ABD'nin de bulunduğu geniş bir tüketici kitlesine "iyon-lityum" bataryası ile çalışan araçlar satmayı planladıklarını belirtti. Watanabe, bunun için melez (hibrid) motorlu ve yakıt pili ile çalışan araçlar üzerindeki ar-ge çalışmalarını yoğunlaştırmayı öngördüklerini, bu amaçla Japon elektronik grubu Panasonic ile varolan ortaklıklarını genişlettiklerini söyledi. Kasım'da hibrid motorlu Prius'un elektrik prizinden yeniden şarj edilebilir hale getirilmesi için çalışmalar başlattıklarını belirten Watanabe, Californiya'nın Berkeley ve Irvine üniversitelerinde yürütülen bu denemelerde, bu araçların günlük yaşamda kullanımının değerlendirildiğini kaydetti. Toyota'nın bu alanda emsal teşkil eden melez motorlu modeli Prius nikel temelli batarya ile çalışıyor. İyon-lityumlu bataryalar ise elektrik prizinden şarj olabiliyor. Toyota'nın ABD'deki en büyük rakibi General Motors da geçen yılki fuarda tanıttığı iyon-lityum bataryalı Chey Volt konseptini bu yıl yeniden sundu. GM de bu aracı 2010'da seri olarak üretmek istiyor. Toyota'nın başkanı ayrıca yakın gelecekte, Tundra model pikap ve Sequoia model 4X4'ün yeni kuşak temiz dizel ile çalışan modellerinin piyasaya çıkarılacağını ifade ederek, bunun yanı sıra gelecek yılki fuarda birisi Toyata diğeri Lexus olmak üzere iki tamamen yeni hibrid modelin lansmanını yapacaklarını söyledi. Watanabe, bu modellerle birlikte 2020'nin sonuna kadar yılda bir milyon melez motorlu araç satma hedeflerine yaklaşmış olacaklarını da sözlerine ekledi. Toyota, fuarda yine melez motorlu araçlar segmentinde küçük pikap isteyen tüketicilere hatip edecek 4X4 A-BAT'ın hibrid ve kompakt modelinin prototipini tanıttı.

Robin Hood Hacker da Gördük!


Geçtiğimiz günlerde sanal dünyada eşine zor rastlanacak bir olay yaşandı. SuperTorrents adlı torrent sitesi, üyelerinden topladığı bağışları bilgisayar korsanına kaptırdı.
Korsan, önce Torrent sitesinin yöneticisinin bilgilerini ele geçirerek sisteme giriş yaptı. Ardından, kurbanın E-posta parolasına da ulaşarak gelen mailleri karıştıran ve Torrent sitesinin üyelerinden topladığı yardım paralarının hangi hesaba yattığını tüm detaylarıyla öğrenen hacker, en son aşamaya geçti.
Hesapta bulunan tüm parayı bir yardım kuruluşuna bağışlayan korsan, sanal alemde eşine zor rastlanacak bir olaya imza atmış oldu. Hacker'ın bu hareketi aklımıza, zenginden alıp fakire vermesiyle tanınan Robin Hood örneğini getiriy

20 Kiloyu 2 Kilo Hissedin!


Teknoloji Enstitüsü (MIT) araşltırmacılarının “dış-iskeletli sırt çantası” adını verdikleri aygıtı geliştirmelerindeki birincil neden askerlerin ve ağır ekipman taşımak zorunda olanların yükünü hafifletmektir; Ama daha sonrada sıradan insanların hizmetine sürüleceği söyleniyor.
Dünyanın ilk robot-bileği
MIT ekibinin bundan önceki başarısı geçtiğimiz yazın başllarında duyurulan ve ayak ya da bacakları ampute edilenler için geliştirdikleri dünyanın ilk robot-bileği olmuştur. Bu seferki aygıtın özellözelliği ise, oldukça yüklü bir sırt çantasının ağırlığının çoğunu destekleyerek, bu ağırlığı da doğrudan yere vermesi. Bu, doğal olarak sırtın üzerindeki yükü büyük ölçüde hafifleterek bacak ve sırtta oluşalabilecek hasarların da önüne geçiyor.
40 kg’lik bir yükü % 80 oranında hafifletecek
MIT araştırmacıları, geliştirdikleri aygıtın yaklaşık 40 kg’lik bir yükü % 80 oranında hafifletebildiğini söylüyorlar. Ancak bir pürüz de yok değil: Aygıt, şimdiki haliyle onu kullanan kiişinin doğal yürüyüş biçimini bozuyor. Dış iskeletli sırt çantası, ayaklarınızı içine yerleştirebileceğiniz bir çift bot ve bunlara tutturulmuş, ayaklardan sırttaki çantaya kadar uzanan bir dizi tüpten oluşuyor. Düzeneğin amacı, ağırlığı yere iletmek. Eklem bölgelerindeki yaylarsa yürümeyi kolaylaştırma amaçı.
1 Watt gibi düşük bir güç ile çallışabiliyor
Önemli bir özelliği de 1 Watt gibi düşük bir güç girdisiyle çallışlabiliyor olması. Benzeri düzenekler daha önce de geliştirilmiş olmakla birlikte, bunlar benzin moturuyla sağlanan, yaklaşık 3000 Watt güçle çalıştırılabiliyor.
Tüm bu olumlu özelliklerine karşın, yapılan test ve ölçümler dış-iskeletin küçük bir kusurunu daha ortaya koymuş. Kullanan kişi, taşıdığı ağırlık azalmış olsa da, bozulan yürüme biçiminden dolay› harcadığı enerjiye karışıklık, normalden % 10 daha fazla oksijen tüketmek zorunda.
Ancak araştırrmacılar, tasarımı yeniden gözden geçirerek bu sorunun üstesinden gelebilecekleri, insan yürüyüşüne daha uyumlu bir dış-iskelet oluşturmanın mümkün olduğu görüşündeler. Nihai hedefleri, bunları nefes nefese kalmadan koşmaya da olanak verecek duruma getirip genel kullanıma sokmak

2008′de Araçlara Akıllı Çip Takılacak


Maliye, geçen yıl gündeme gelen motorlu taşıtlarda “taşıt tanıma sistemini” devreye sokuyor. Akaryakıt kaçakçılığının yanı sıra çalıntı araç takibini de kolaylaştıracak çipli kart uygulamasına yılbaşından itibaren başlanacak. Taşıt kimlik sistemi, ilk aşamada trafiğe yeni çıkacak araçlar için devreye girecek. Daha önce trafik tescili alan araçlara da 1 yıl süre tanınacakKonuya ilişkin tebliğin çıkarılmasına rağmen altyapı çalışmalarının tamamlanamamasından ötürü gecikme yaşandığını belirten Gelir İdaresi Başkanı Osman Arıoğlu, “Önümüzdeki günlerde gerekli hazırlıklar tamamlanır. Birkaç ay içerisinde de uygulamaya geçeriz.” dedi. Mali takip amacıyla araçların ön camına monte edilecek çipler pompadaki yazarkasada tanınacak, otopark işlemlerinde kullanılacak. Uygulamanın devreye girmesi halinde yaklaşık 10 milyon araca çip yapıştırılacak. Sistem, akaryakıt alımı sırasında pompa tabancasının taşıtın yakıt deposuna yaklaştırılmasıyla çalışmaya başlayacak. Arabaya ait bilgiler anında yazarkasaya iletilecek. Taşıt kimlik sistemi, ilk aşamada trafiğe yeni çıkacak araçlar için devreye girecek. Daha önce trafik tescili alan araçlara da 1 yıl süre tanınacak. Yeni sistemin akaryakıt istasyonlarına ortalama maliyeti bin 500 dolar olacak. Konuyla ilgili tebliğ altı ay önce Resmî Gazete’de yayımlanmıştı. Buna göre öngörülen süreler içinde taşıtlarına akaryakıt (LPG dahil) alımında plaka bilgilerini otomatik olarak tanımlayan taşıt kimlik birimi (çip) taktırmadığı veya programlattırmadığı belirlenen taşıt sahiplerine ceza verilecek. Uygulamayı yıl sonuna kadar devreye sokmayı planlayan bakanlık, üretici ve ithalatçı firmaların başvurularını alıyor. Sürecin tamamlanmasından sonra da söz konusu cihazlar temin edilecek ve montaj işlemine başlanacak. Aktif çiplerin maliyetinin 15-20 YTL’yi bulması sebebiyle Maliye’nin 1-2 YTL’lik ucuz ürüne yöneleceği belirtiliyor. Bu cihazlardan takılması durumunda çiplere araçların motor ve şasi numaralarının yüklenilmesi mümkün olmadığı için çalıntı araç takibi yapılamayacak.
Maliye Bakanlığı yetkilileri, kartların kolaylıkla çıkarılamayacak şekilde yerleştirileceğini belirterek, “Çıkarılmak istendiğinde de bir daha kullanılamayacak şekilde tahrip olacak. Kartın üzerine kaydedilen bilgiler silinemeyecek ve yetkili kişiler dışında da değiştirilemeyecek.” bilgisini verdi. Her taşıt kimlik birimi, yurt genelinde bütün ödeme kaydedici cihazlarla iletişimi sağlayacak özelliklere sahip bulunacak. Taşıt kimlik birimi sistemine otomobil, motosiklet, minibüs ve midibüs, otobüs, kaptıkaçtı, arazi taşıtı, panel van, motorlu karavan, kamyonet, kamyon, çekici, traktör ve özel amaçlı taşıtlar (itfaiye, cankurtaran, cenaze aracı vb.) dahil olacak.

Hem Kücük Hem Ucuz Dizüstü


Çin Halk Cumhuriyeti’nin önde gelen bilgisayar firmalarından ASUSTeK, işlemci piyasasının lideri Intel’le ortaklaşa bir bilgisayar hazırladı. Bu bilgisayarın özelliği, aynı zamanda hem çok küçük hem de çok ucuz oluşu.Genellikle dizüstü bilgisayar pazarında, boyut küçüldükçe fiyatın artmasına alışan kullanıcılar için ASUS Eee PC hoş bir sürpriz oldu. Şubat ayında ülkemizde de piyasaya sürülecek cihazın 300 dolarlık fiyat etiketiyle raflarda olacağı söyleniyor. “En kolay, en çalışkan, en eğlenceli” sloganıyla tanıtımı yapılan bilgisayarın ekranı yalnızca 7 inç büyüklüğünde. Fiyatı düşürmek için cihazda Microsoft’un Windows işletim sistemi yerine ücretsiz dağıtılan ve özel olarak bu bilgisayar için tasarlanmış bir Linux sistemi kullanılmış. Modele göre 8 GB’a kadar yükselen sabit diski ise Eee PC’nin en büyük dezevantajı. İçinde kamera ve mikrofon da bulunan cihaz, yaklaşık dört saatlik pil ömrü ve sert kapaklı bir kitap boyutlarına sahip oluşuyla Amerika’da yılbaşı alışverişlerinin aranan isimlerinden oldu. 512 MB belleğe sahip Eee PC’ye bilgisayar dergileri tam not verirken, ASUS ilk aşamada 500 bin, 2009′a kadar da 5 milyon Eee PC satmayı hedefliyor. Sistemin içinde açık yazılım tabanlı popüler programlar, Mozilla Firefox, OpenOffice, Skype ve Google araçları önceden yüklenmiş olarak geliyor. Ayrıntılı bilgi için: http://eeepc.asus.com/tr/index.htm Kaynak: Hürriyet Gazetesi

Google’dan Wikipedia’ya Rakip


Google Knol adlı yeni bir projeye adım attı. Wikipedia’ya rakip olacak projede, her konuyla ilgili bilgi ve informasyon elde edilebilecek. Google ünlü yazarları bu projeye davet etti. Yazarlar uzmanlaştıkları konuyla ilgili bilgilerini yazmaya başladı. Uzmanlar, Google’ın yeni ansiklopedisini hazırlarken Wikipedia’ya rakip olmak istediğini belirtti. Google yöneticilerinden Udi Manber, “Amacımız internette bilgi paylaşımını sağlamak. Çünkü biz her bilgi düzenli olmadığını, kolaylıkla ulaşılamadığını biliyoruz. Bu nedenle kullanıcılarımızın daha kolay ve hızlı şekilde bilgiye ulaşabilmesini istiyoruz” dedi. Google’ın ansiklopedisine ‘Knol’ (Knowledge, Türkçe’de ‘Bilgi’ anlamına geliyor) adlı bölüme tıklayarak ulaşmak mümkün olacak. Bu bölümde, araştırılan konuyla ilgili tüm yazılar ve yazarların makaleleri yer alacak. ‘Knol’ sayfasında ayrıca yazılan bilgilerin değerlendirilmesi de yapılabilecek ve görüş yazılabilecek. Endüstri analisti Nicholas Carr, ‘Knol’ projesinin Wikipedia’ya büyük rakip olacağını ve Google’ın reklam kullanmayan Wikipedia’nın reytingini düşüreceğini bellirtti.

Google’da Çalışanlar Gün Ortasında Yüzüp, İşe Köpeğiyle Geliyor


ABD’li ekonomi dergisi Forbes, 446 şirketin 100 bin çalışanı arasında yaptığı araştırmaya göre, Google ABD’de çalışılabilecek en iyi şirket seçildi. Google’ın Kaliforniya’da bulunan ‘Googleplex’inde çalışanlar işyerlerine köpeklerini getirip, ofislerinde köpekleriyle oynayabiliyorlar. Yalnız Google’ın buradaki tek şartı köpeklerin ofislerde ‘ihtiyaçlarını’ gidermemesi. Dünya çapında 10 bin kişiye istihdam sağlayan Google’ın ana merkezinde 11 adet kafeterya bulunuyor. Kafeteryalarda sunulan taze meyve suları, çikolatalar, içeceklerin hepsi ücretsiz. Googleplex’in bünyesinde voleybol sahasından masaj odalarına, dalga havuzlarından pinball makinelerine kadar birçok zevke uygun hizmetler bulunuyor. Googler (Google çalışanlarına verilen isim) çalışma saatleri içerisinde istediği zamanda bu hizmetlerden yararlanabiliyor. Merkezde kimse takım elbise ve kravat takmıyor. Hatta işe pijamayla gelenler bile var. Google çalışanlarına bu merkezde ücretiz saç kesimi, kuru temizleme, araba servisi de veriyor. Google, çalışanlarının sağlığını da unutmamış. Gün içinde 5 doktor herhangi bir sağlık riskine karşı hazır bekliyor. Google, çalışanlarına ücretsiz check-up servisi de veriyor.

Kişiselleştirilebilir Mobil TV, Motorola DH01


Motorola, geliştirdiği yeni DVBH uyumlu DH01 Mobil TV ve yenilikçi mobil TV yayın çözümleri ile eşsiz bir mobil medya deneyimi yaşatıyor. Motorola, DVBH uyumlu DH01 Mobil TV ve mobil TV yayını çözümleri ile dünyanın her yerindeki kullanıcılara yüksek performanslı bir mobil medya deneyimi sunacak.Son derece hafif olan yeni DH01 Mobil TV ile birlikte tüketiciler yer ve zaman kısıtlaması olmadan mükemmel bir TV deneyimi yaşayacak; beğenilen programları, müzik kliplerini dijital video kaydedicilere aktarabilecek.
Motorola’nın mobil TV alanındaki liderliğini pekiştiren DH01 Mobil TV, tüketicilerin kişisel medya deneyimlerini zenginleştirirken, Motorola’nın yenilikçi mobil TV yayın çözümleri ile de servis sağlayıcılar ve yayıncılara çekici gelir fırsatları da sunuluyor.
“Motorola olarak, 2008 yılında hızlı bir büyüme öngördüğümüz Mobil TV alanında tüketicilerin ve yayıncıların istek ve ihtiyaçlarını en iyi şekide karşılayan çözümlerimiz ile benzersiz bir konumda yer alıyoruz.” diyen Motorola Mobil TV ve Servis Uygulamaları Başkan Yardımcısı Navin Mehta, sözlerine şöyle devam ediyor: ” Yeni DH01 Mobil TV, tüketicilerin taşınabilir medya deneyimine keyif katacak. Bir başka ifade ile eğlence deneyimindeki ‘yayın zamanı’ kavramı ‘benim zamanım’ şekline dönüşecek.”
Yeni DH01 Mobil TV, cihaz ara yüzleri, ağlar ve uygulama servis platformlarının standartlarını kapsayan DVBH yayın standartlarını destekliyor. DH01, bir cep kitabından daha küçük olmasına rağmen sahip olduğu 4.3inç’lik “Wide Quarter Video Graphics Array” ekranı ile 16 milyon rengi destekliyor. Cihaz ayrıca, 5 dakikalık hafıza fonksiyonu ile “pause” düğmesine basıldığında canlı bir TV yayınını 5 dakika kaydedebiliyor.
Motorola’nın mobil TV çözümleri, ağ altyapılarını tasarlayan, düzenleyen ve etkin kılan uygulamaları, servis hizmetlerini ve cihazları kapsıyor. DH01 Mobil TV, yayıncılar için yeni dağıtım kanalları bulma ve reklam verenlere daha rahat ulaşım imkanı tanırken servis sağlayıcıların da interaktif hizmetler sunarak tüketici sadakati oluşturmalarına olanak tanıyor.
Yeni DH01 Mobil TV, tüketicilerin istedikleri her şeyi içinde bulabilecekleri bir eğlence merkezi durumuna gelecek.

Fare ve Klavye Tarihe Karışıyor

Bill Gates, bilgisayar kullanıcılarının yakında klavye ve fareyi bir kenara atacaklarını ve bunun yerine PC’lerini el hareketleriyle kullanacaklarını belirterek, gelecekte bilgisayarlı mobilya ve ev eşyalarının olduğu bir dünya olacağını, bilgisayar kullanımının çok daha artacağını söyledi.
Fuarın açılış konuşmasını 10. kez yapan Bill Gates, dijital yaşamın ilk 10 yılında dünyadaki PC sayısının 1 milyarı, geniş bant internet kullanıcısı sayısının 250 milyonu aştığını ve dünya nüfusunun yüzde 40’ının mobil telefon kullandığını söyleyerek, geçen 10 yılın bu açıdan büyük bir başarı olduğunu anlattı.
10 yılda bilgisayarların sadece masa üstünde değil, masanın içinde ve her yerde olacağını söyleyen Bill Gates, insanların dosya ve uygulamalarına mobil telefon, bilgisayar veya televizyon gibi her cihazdan ulaşabilecekleri öngörüsünde bulundu.
Yeni dijital dönemde online alışveriş ve online sohbet gibi birçok web aktivitesinin 3 boyutlu ortamda yapılacağını da söyleyen Bill Gates, gelecek 10 yılın en önemli değişikliğinin ise kullanıcıların bilgisayarları ile el hareketleriyle iletişime geçecekleri “doğal kullanıcı arayüzü” olacağını vurguladı.
Gates, fuarın açılışındaki konuşmasında, Microsoft’un geçen yıl sonunda konseptini geliştirdiği, el hareketleriyle kullanılan geniş bir masa şeklindeki dokunmatik ekranlı bilgisayar “Surface” adlı cihazı da tanıtarak, “Bu teknolojinin şimdilik daha başındayız, yazılım programcıları bu platformu geliştirecekler” dedi.
Açılış konuşmasında ayrıca, “görsel tanıma” adını verdikleri ve geleceğin mobil telefonlarında kullanılacak bir teknolojinin prototipini de tanıtan Gates, bu teknolojinin, cep telefonu kamerası bir cisme tutulduğunda bununla ilgili verileri kullanıcıya aktardığını kaydetti.
Bill Gates, bu yılın sonuna doğru, 17 yaşından beri aralıksız çalıştığı Microsoft’tan emekli olacağını ve sürdürmekte olduğu hayır işlerine daha iyi odaklanacağını belirterek, bir video gösterisiyle Microsoft’taki son gününde ve sonrasındaki yaşamında neler yapacağını dinleyicilerin alkışları arasında sundu.

Türksat’tan Kablo İnternete İndirim

Türksat, ”gerçek genişbant” internet hizmetini aylık 10 YTL’ye indirdi. Türksat’tan yapılan yazılı açıklamada, kablo internette, farklı hız ve kapasitelerde indirimler yapıldığı belirtildi.
”Gerçek genişbant” internet hizmetinin aylık 10 YTL’ye indirildiği ifade edilen açıklamada ”256 KB’den 6 Mbps’e kadar çok seçenekli genişbant internet hizmeti sunan Türksat A.Ş, internet tarifelerindeki kotalı internet tercihi ile Türkiye’de ilk defa, kullandığınız kadar ücret ödeme imkanı tanıyor” denildi.
Açıklamada, yeni tarife ile ilgili bilgi almak ve abonelik için vatandaşların ”4440126” numaralı çağrı merkezleri ve www.kablotv.com.tr internet adresine başvurabileceği bildirildi.
Açıklamaya göre, Türksat kablo internet kampanya tarifeleri şöyle:
ESKİ KABLO İNTERNET YENİ KABLO İNTERNETLİMİTSİZ TARİFE LİMİTSİZ TARİFESİ——————- —————–256/64 29 19512/128 59 291024/256 109 392048/512 209 593072/512 Bu hizmet yoktu 694096/1024 Bu hizmet yoktu 795120/1024 Bu hizmet yoktu 1396144/1024 Bu hizmet yoktu 159
LİMİTLİ——-1 GB BAŞLANGIÇ ÜCRETİ İLAVE GB ÜCRETİ——————— —————256/64 10 3512/128 14 31024/256 16 32048/512 20 43072/512 30 44096/1024 40 45120/1024 50 96144/1024 60 10(Faturalar limitsiz hızların yüzde 30′unu geçemeyecek)
ÖZEL DEVRE SİMETRİK HIZ———————–BAĞLANTI ÜCRETİ AYLIK ÜCRETHER LOKAL UÇ İÇİN HER LOKAL UÇ İÇİN—————– —————–128/128 30 45256/256 30 70512/512 30 1301024/1024 30 2202048/2048 30 400

SON DAKİKA